Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5774 E. 2025/7284 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5774
Karar No
2025/7284
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/888 E., 2025/1407 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 34. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/247 E., 2025/39 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 02.11.2021 tarihinde davalı işveren emrinde kuruyemiş satış elemanı olarak çalışmaya başladığını, 2023 yılı Eylül ayı sonlarında istifa dilekçesini davalı işverene teslim ederek ihbar önelini kullanacağını beyanla bildirimli olarak iş sözleşmesini feshettiğini, iş arama izinlerinin toplu kullanılacağından bahisle 11.10.2023 tarihinde işyeri ile ilişiğin kesileceğinin ifade edildiğini, 11.10.2023 tarihinde işveren yetkililerince, davacının, bilerek ve kasten yanlış tartı yaptığı iddiası ile suçlandığını ve takiben hazır hâldeki bir dilekçe müvekkiline imzalatılarak işyeri ile olan ilişiğinin kesildiğini ileri sürerek Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) bildirilen (46) işten çıkış kodunun (03) olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 24.09.2023 tarihinde davalı Şirketten kendi branşı ile ilgili bir iş bulduğu için ayrılmak istediğini ve ihbar süresinin başlatılmasını talep ettiğini, 6 haftalık ihbar süresinin 24.09.2023 tarihinde başlatılarak 04.11.2023 tarihinde çıkışının yapılacağının kendisine bildirildiğini, 11.10.2023 tarihinde firma tarafından belirlenen satış hedeflerini tamamlayabilmek için davacının, reyon arkadaşı ...terazide bir müşterinin satın aldığı ürünü tarttığı sırada elindeki başka bir ürünü teraziye koyarak müşterinin aldığı ürünün kilogram olarak daha fazla çıkmasına, müşterinin aldığı ürünün ederinden daha fazla ödemesine neden olduğunu, yapılan bu işlemin ... imajı ve güvenilirliğini etkileyebilecek, Firmanın isminin piyasadan silinmesine kadar gidebilecek nitelikte bir işlem olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işten ayrılış kodunun davalı işveren tarafından (46- işçinin işvereninin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması) ... olarak bildirildiği, davalı işveren, işçinin iş sözleşmesinin doğruluk ve bağlılığa aykırı bu davranışı nedeni ile sonlandırıldığını ileri sürmüş ve bu hususta tarih içermeyen bir adet tutanak ibraz etmişse de ilgili tutanağın içeriğini ispatlar nitelikte tanık dinletmediği, dinlenen davacı tanığının anlatımı ile iş sözleşmesinin işçi tarafından sonlandırıldığının anlaşıldığı, ispat yükü üzerinde bulunan işveren tarafından feshin haklı nedene dayandığı ispatlanamadığından, SGK işten çıkış kodunun fiilî duruma uygun şekilde tespit edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının, reyon arkadaşının terazide bir müşterinin satın aldığı ürünü tarttığı sırada elindeki başka bir ürünü teraziye koyarak müşterinin aldığı ürünün kilogram olarak daha fazla çıkmasına, müşterinin aldığı ürüne ederinden daha fazla ödemesine neden olduğunu, 2. Davacının müşteriyi zarara uğratıcı eylemde bulunduğunu, işverenin ise müşteri nezdindeki itibarını açıkça zedelediğini, 3. Davalı tanığının beyanının, olayın özünü oluşturan tutanağı destekleyen ve içeriğini doğrulayan mahiyette olduğunu, bu tanığın beyanının dikkate alınmadığını, 4. Dosya içerisinde yer alan deliller ile davacının eyleminin sabit olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, işten çıkış kodunun düzeltilmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5774, K. 2025/7284, T. 02.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-5774-e-2025-7284-k-23f5b1f411cd