Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5572 E. 2025/7234 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5572
- Karar No
- 2025/7234
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/222 E., 2025/609 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 46. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/366 E., 2024/142 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı ... vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin mahiyetten reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şirketin diğer davalı ... Müdürlüğünün alt işverenliğini yaptığını, davacının 11.06.2023 tarihinde işten çıkışının çıkış kodu (...) gösterilerek yapıldığını, davacıya işyerinde okumasına izin verilmeden birçok evrak imzalatıldığını, davacının işçilik alacaklarını vermemek adına davalıların ihtiyari arabuluculuğa başvuru yaptıklarını ve davacının alacağının bir kısmını almak için arabuluculuk tutanağına imza atmak zorunda kaldığını, arabuluculuk dosyasında davacı başvurucu olarak görünse de arabuluculuğa dair hiçbir başvurusunun bulunmadığını, anlaşma tutanağında davacının istifa ettiği belirtilmiş ise de; dosyaya davacının istifa ettiğine dair bir belge sunulmadığı gibi tutanakta kıdem tazminatı konusunda anlaşmaya varıldığı ve kıdem, ihbar tazminatı hakkı bulunmadığı gibi birbiri ile çelişen açıklamalara yer verildiğini, anlaşma tutanağındaki meblağların davacının hak ettiği ücretlerin çok altında kaldığını ileri sürerek... sayılı arabuluculuk dosyasındaki anlaşma son tutanağının iptalini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı... vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk ile uyuşmazlığın çözümlenmesi hususunun davacının bilgi ve kabulünde olduğunu, tüm süreç boyunca arabulucunun belirlenmesine ya da sürece dair herhangi bir itirazı olmayan, arabulucu tarafından her aşamada bilgilendirilen, toplantıya davet edilen, arabulucu ile telefon whatsapp uygulaması üzerinden iletişimi olan, toplantıya katılan davacının, dilekçesinde arabulucunun kendisi tarafından belirlenmediği iddiasının asılsız olduğunu, davacının toplantının yeri ve zamanından haberdar olduğunu, arabuluculuk davetine icabet ettiğini ve toplantıya katıldığını, davacıya gönderilen davet mektubunda da arabuluculuk sonucu imzalanan anlaşma belgesinde de arabulucunun taraflarca ortaklaşa seçildiğinin açık bir şekilde belirtildiğini, bu hususların davacının arabulucu müracaatını yaptığını, ihtiyari arabulucuyu arabulucu olarak kabul ettiğini gösterdiğini, davacıya arabuluculuk hakkında gerekli bilgilerin verildiğini, arabuluculuğun sonuçları hakkında bilgilendirildiğini, arabulucunun sadece ihtiyari arabulucu olduğunu, davalı Şirketin vekili veya çalışanı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk görüşmesi öncesinde, arabuluculuk safhasında ve imza aşamasında davacının iradesine fesada uğratacak hiçbir davranış söz konusu olmadığını, davacının özgür iradesiyle arabuluculuk toplantısına katıldığını ve anlaşma sağladığını, toplantı sırasında iradesini ortaya koymasına engel olabilecek hiçbir durumun söz konusu olmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde ve de görüşmeler sonunda düzenlenen tutanaklarda hukuka aykırı bir durum söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ve davacı tanık anlatımlarından davacı tarafın arabuluculuk sürecinin başlamasında, arabulucunun seçiminde ve görüşme yeri konusunda herhangi bir iradesinin bulunmadığı dikkate alındığında arabuluculuk görüşmelerinin temelini oluşturan müzakere aşamasının somut olayda gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği, arabulucu tarafından arabuluculuğun temel ilkelerinden iradi olma ve eşitlik ilkelerine uyulmadığı gibi aydınlatma yükümlülüğüne aykırı davranıldığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde ihtiyari arabuluculuk görüşmesinin amacına uygun şekilde gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği, işçilerin işten çıkarılma baskısıyla maddi ve manevi olarak zor durumda olmaları hâlinde kendilerine arabuluculuk sözleşmesi imzalatıldığı, bu hâliyle sözleşmenin işçinin iradesi sakatlandığından hukuki geçerliliği bulunmadığı, aslında ibra niteliğinde bulunan ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin arabuluculuğun amacına uygun olmadığı ve iptalinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta tarafların aralarında bir uyuşmazlık bulunmadan yapılan arabuluculuk görüşmesinin geçerli olamayacağı, davacının işten çıkış bildirgesinde belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermesi anlamına gelen (...) kodu ile çıkışının yapıldığı, arabuluculuk tutanağında ise davacıyla kıdem tazminatı ödemesi konusunda anlaşma sağlanmasının çelişkili olduğu İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı... vekilinin temyiz dilekçesinde; 1.Arabuluculuk görüşmesinin yapıldığı tarihte davacı başka bir yerde çalıştığından davacıya arabuluculuk tutanağını imzalamazsa işten çıkartılacağı konusunda baskı yapılmasının söz konusu olamayacağını, 2. Arabuluculuk görüşmesinin arabulucunun adresinde yapıldığını, 3. Tutanakların arabulucu tarafından hazırlandığını ve imzalandığını, 4. Tanıkların görgüye dayalı bilgileri bulunmadığını, 5. Tüm işçilerle görüşmelerin aynı arabulucu ile yapılmadığını, 6. Davacıya davet mektubu gönderilmek zorunluluğu bulunmadığını, 7. Arabulucunun her türlü vasıta ile taraflara ulaşabileceğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davaya konu 2023/455314 sayılı ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.