Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5552 E. 2025/7079 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5552
- Karar No
- 2025/7079
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2255 E., 2025/1121 K. DAVA TARİHİ : 02.04.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 31. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/178 E., 2023/246 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 25.09.2000 tarihinde ... Üniversitesi Bolu Meslek Yüksek Okulu Teknik Programlar Bölümünden mezun olduğunu, Meslek Yüksek Okulu mezunu olduğundan 3795 sayılı Bazı Lise Okul ve Fakülte Mezunlarına Unvan Verilmesi Hakkında Kanun'un (3795 sayılı Kanun) 3. maddesi kapsamında kendisine tekniker ünvanı verilmesi gerektiğini, bu ünvanın verilmemesi sebebiyle üretim primi alacağının eksik ödendiğini, sorumluluk tazminatının ise bazen ödendiğini bazen de hiç ödenmediğini ileri sürerek, sorumluluk tazminatı ile üretim prim alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğüne bağlı Emet ... İşletme Müdürlüğünün ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığından işbu davada taraf olarak gösterilmesinin hukuken hatalı olduğunu, davanın Emet ... İşletme Müdürlüğü yönünden usulden reddinin gerektiğini, aksi kanaatte dava dilekçesinde yer alan alacak kalemlerini davacının talep etmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, talep edilen alacak kalemlerinin şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, toplu iş sözleşmesi ile terfilerin ne şekilde yapılacağının düzenlendiğini, münhal kadro bulunması ve ihtiyaç durumunda toplu iş sözleşmesi doğrultusunda ünvan verildiğini, davacının çalıştığı proses kontrol operatörlüğü unvanının toplu iş sözleşmesinde öngörüldüğünü, sırf mezuniyet durumu gözetilerek işçilere unvan verilmediğini, fiilen vardiya sorumluluğu tevdi edilmesi durumunda davacıya sorumluluk tazminatı ödendiğini, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tekniker ünvanının kazanılmış bir hak olmadığı, meslek yüksek okulu mezunu olan davacının tekniker kadrosunda işe alınmadığı anlaşılmakla bulunduğu kadro itibarıyla ödenen ücretler ile tekniker kadrosunda çalışma yapan ücretlerdeki farklılığın eşitlik ilkesine aykırılık olarak değerlendirilemeyeceği, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile davacının işyerine alındığı kadro ve ünvanı itibarıyla çalışmasını yaptığı, meslek yüksek okul mezunu olmasının tek başına tekniker ünvanına ve ücretine hak kazanması sonucunu doğurmayacağı, bu bağlamda tekniker kadrosu işçiye verilen ücret ve eklerini talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığından talep konusu edilen alacaklara hak kazanmadığı, Emet ... İşletme Müdürlüğünün işlemleri ile ilgili davaların bağlı bulundukları tüzel kişiliğe karşı açılması gerektiği ve Genel Müdürlüğünde davalı olarak yer aldığı dikkate alınarak Emet ... İşletme Müdürlüğü hakkında hüküm kurulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yeni Borik Asit Tesisi için ihtiyaç duyulan 150 vasıflı işçinin açıktan alımı hususunda karar alındığı, işçi alımına ilişkin ilanda tekniker ünvanının yer almadığı, davacının davalı işveren nezdinde 13.10.2003 tarihinde Buhar Üretim Ünitesinde işe başladığı, davacının işe girdiği tarihte yürürlükte olan 01.01.2003-31.12.2004 yürürlük süreli 20. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesi'nde de tekniker ünvanına yer verilmediği, meslek yüksek okulu mezunu olan işçilere tekniker ünvanı verileceğine dair işveren tarafından alınan bir karar da bulunmadığı, kaldı ki Bakanlık Teftiş Kurulu tarafından düzenlenen 26.08.2021 tarihli tutanakta da işyerinde tekniker ünvanı ile çalışan bir işçinin bulunmadığının tespit edildiği, bu hâliyle davacı tarafça tekniker ünvanı ile işe alındığının ve tekniker ünvanı almaya hak kazandığının ispat edilemediği bununla birlikte 3795 sayılı Kanun'un 3. maddesinde yer alan "Lise üstü iki yıl süreli yüksek teknik öğretim görenlere, 'tekniker' ünvanı verilir." düzenlemesinin, mühendis gibi kullanılacak bir ünvan mahiyetinde olduğu, işyerinde tekniker kadrosuna atanılması ise işverenin yönetim hakkı kapsamında kalmakta olup tekniker kadrosuna atanılabilmesi için meslek yüksek okulu mezunu olmanın tek başına yeterli olmayacağı, davacı tarafça, davalının kadro yapılanması çerçevesinde diğer işyerlerinde tekniker ünvanının verildiği iddia edilmiş ise de davacının çalıştığı davalı işverene ait ... işyerinde tekniker ünvanının bulunmadığına dair Bakanlık tutanağı dikkate alındığında eşit davranma borcuna aykırılıktan söz edilemeyeceği, davalı ... Emet ... İşletme Müdürlüğünün davalı Kuruma bağlı ve ayrı tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyetinin bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince Emet ... İşletme Müdürlüğünün işlemleri ile ilgili davaların bağlı bulundukları tüzel kişiliğe karşı açılması gerektiği ve Genel Müdürlüğünde davalı olarak yer aldığı dikkate alınarak Emet ... İşletme Müdürlüğü hakkında hüküm kurulmaması isabetli olduğu gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı işyerinde tekniker ünvanı ile çalışan işçinin bulunduğunu, 2. Bigadiç ... İşletme Müdürlüğünde meslek yüksek okulu mezunu işçilere tekniker ünvanı ve buna bağlı dava konusu alacakların verildiğini, davacının işe tekniker olarak başladığını tanık beyanları ile ispat ettiğini, 3. İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda huzurdaki davaya emsal olmayan Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2006/59 Esas sayılı dosyanın dikkate alındığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının sorumluluk tazminatı ile üretim prim alacaklarının hak kazanıp kazanmadığı noktasındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.