Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5340 E. 2025/6358 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5340
- Karar No
- 2025/6358
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/290 E., 2025/696 K. DAVA TARİHİ : 23.05.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 46. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/254 E., 2024/29 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... Enerji Nakliyat Madencilik İnş. San. ve Tic. AŞ (... Enerji), ... İnş. Danışmanlık Oto. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. (... İnşaat), ... Yapı San. ve Tic. AŞ (... Yapı) ile... Mad. Turz. İnş. Nak. San. ve Tic. AŞ (... Madencilik) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisi olan davalı Şirketler nezdinde metro tüneli inşaatında 09.05.2020 tarihinde çalışmaya başladığını ve 24.05.2022 tarihine kadar çalıştığını, bilgisi olmadan farklı tarihlerde işten ayrılışının bildirilip tekrardan işe girişinin yapıldığını, fazla çalışma yaptığını, davalı işverenlerden işçilik alacakları ve tazminatlarının eksiksiz olarak ödenmesini talep etmesi üzerine müvekkilinin de içinde bulunduğu 50 işçinin muhasebe birimine gittiklerini ve orada muhasebeci, şantiye şefi ve bir Şirket avukatının bulunduğunu, kendisine işçilik alacaklarının ödenmeyeceği yönünde baskı uygulanması sonucu iradesinin sakatlanarak içeriğini dahi bilmediği ve okunmasına bile izin verilmeyen bir kısım evrakı imzalamak zorunda kaldığını, telekonferans yoluyla yapıldığı söylenen görüşmeler sırasında arabulucuyla hiçbir şekilde görüştürülmediği gibi süreç hakkında da bilgilendirilmediğini, tüm işçilerle aynı formatta tutanaklar imzalandığını ileri sürerek kanuna ve usule uygun olmayan ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılardan ... Enerji, ... İnşaat, ... Yapı ile... Madencilik vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk görüşmelerinin usulüne uygun yapıldığını, tarafların hazır bulunması ile tarafsız bir arabulucu eşliğinde yapılan görüşme neticesinde ihtiyari arabuluculuk tutanağının tarafların hür iradesi ile okunup imza altına alındığını, aynı şekilde arabuluculuk faaliyetindeki arabulucunun seçimi hususunda bir usulsüzlük olmadığını, arabuluculuğun temel esaslarına göre yüz yüze başkaca kimse olmadan iradi ve menfaat temelli şekilde yapıldığını gösterir telekonferans ekran görüntülerini sunacaklarını, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiği iddiasının ispatlanamadığını, davacının müvekkili Şirketler çalışanı olmadığını, bu nedenle herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı ... Yapı Madencilik ve İş Makinaları San. ve Tic. Ltd. Şti. cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ve tanık anlatımlarından diğer işçilerin toplu hâlde işyerine davet edildikleri, işverenlikçe hazırlanan belgeleri imzalamadıkları takdirde ücretlerini alamayacaklarının beyan edildiği, işçilerin tek tek içeriye alındığı, işçilerin kendilerine verilen belgelerin ne olduğunu bilmeden ücretlerini alabilmek için hızlıca imzaladıkları, ödemeyi kabul eden işçileri arabulucunun telekonferans yolu ile aradığı ve arabuluculuk faaliyetinin sonuçları hakkında temel bilgileri vermeksizin yalnızca teklif edilen tutarı kabul edip etmediklerinin sorulduğu, kabul ettiğini beyan eden işçilere ilişkin ihtiyari arabuluculuk tutanağı düzenlendiği, bu şekilde arabulucu tarafından arabuluculuk süreci ve sonuçları ilgili aydınlatma görevinin yerine getirilmediği, davacının arabuluculuk görüşmelerine arabulucunun davetiyle değil de davalı işverenin dayatmasıyla katıldığı, davacı tarafın arabuluculuk sürecinin başlamasında, arabulucunun seçiminde ve görüşme yeri konusunda herhangi bir iradesinin bulunmadığı, somut olayda arabuluculuk görüşmelerinin temelini oluşturan müzakere aşamasının gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği, arabulucu tarafından arabuluculuğun temel ilkelerinden iradi olma ve eşitlik ilkelerine uyulmadığı, aydınlatma yükümlülüğüne aykırı davranıldığı, bu hâliyle sözleşmenin işçinin iradesi sakatlandığından hukuki geçerliliği bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde Davalılardan ... Enerji, ... İnşaat, ... Yapı ile... Madencilik vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılardan ... Enerji, ... İnşaat, ... Yapı ile... Madencilik vekili temyiz dilekçesinde; 1. Mahkeme kararının kanuna uygun bir gerekçe içermediğini ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini, 2. Davacının alt işveren çalışanı olmakla, müvekkili Şirketlerin bu kapsamında hukuki ve malî bir sorumluluğu bulunmadığını, aksi kanaatle hüküm kurulacaksa dahi davacıya hak ettiği tüm işçilik alacaklarının müvekkili Şirketler tarafından ihtiyari arabuluculuk neticesinde ödendiğini, 3. Arabuluculuk görüşmelerinin kanuna aykırı biçimde yürütüldüğü ve davacının iradesinin fesada uğratıldığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının çalışmasının olduğu şantiyede müvekkili Şirketlerin asıl işveren konumunda olduğunu, işçilerin hak ve alacaklarının tahsili için ayaklanma çıkarması, şantiye görevlerinde taşkınlık göstermesi ve tehdit içeren beyanları nedeniyle müvekkili Şirketin üst işveren sıfatı ile sorumlulukları kapsamında olmamasına rağmen işçilerin tutumlarının daha büyük zararlara sebebiyet vermemesi açısından, hak ve alacaklarını usulüne uygun ihtiyari arabuluculuk yolu ile ödediğini, ödenmesi gereken tutarları personelin belirlediğini, 4. Davacının iddiasının aksine arabulucunun tarafsız olduğunu, arabulucu seçimine davacının itirazı olmadığını, herhangi bir baskı veya tehdit durumu söz konusu olmamakla, davacının kötüniyetli şekilde arabuluculuk neticesinde ödenen miktardan daha fazla kazanç elde etme çabasında olduğunu, 5. Arabuluculuk sürecinin hak temelli değil menfaat temelli bir süreç olduğunu, tarafların hür iradesiyle yapılan teklifi kabul etmesi sonucu nihayetlenen sürecin kanuna ve usule uygun biçimde yürütüldüğünü, personelin mağduriyet yaşamaması adına işçiler müvekkili Şirketlerin sorumluluğunda olmamasına rağmen kendilerine ödeme yapıldığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin kanuna uygun yürütülüp yütülmediği, bu bağlamda 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/5 hükmü kapsamında geçerli bir ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesi olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz eden davalılardan ...Enerji, ... İnşaat, ....Yapı ile... Madencilik vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.