Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5324 E. 2025/6643 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5324
- Karar No
- 2025/6643
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/385 E., 2025/416 K. DAVA TARİHİ : 27.02.2024 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/93 E., 2024/544 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Sendikanın Ankara Şubesi basın yayın sekreteri olarak görev yaptığı sırada Sendika Merkez Disiplin Kurulu tarafından kendisine 12 ay süre ile yöneticilik görevinden el çektirilmesi cezası verildiğini, disiplin cezasına dayanak olarak, Sendikanın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımlarla birlikte kullanılan etiketlerin, Sendika Tüzüğü'nün amaç ve hedefleri başlıklı 3. maddesine aykırılık teşkil ettiğinin gösterildiğini, disiplin soruşturması sürecinde davacıya kanuni hak ve sürelerin tanınmadığını, savunma hakkının kısıtlandığını, tebligatların usulüne uygun yapılmadığını, cezaya konu sosyal medya paylaşımlarındaki etiketlerin, yapılan paylaşımın daha geniş kitlelere ulaşması maksadı ile kullanıldığını ileri sürerek davalı Sendika Merkez Disiplin Kurulunun 08.02.2024 tarihli ve 31 sayılı cezası ile birlikte bu cezanın uygulanmasına yönelik Sendika Merkez Yönetim Kurulunun 09.02.2024 tarihli ve 1572 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, davaya konu edilen Disiplin Kurulu kararını tebellüğden kaçındığını ve süresi içinde dava açmadığını, müvekkili Sendikanın Tüzüğü'nde Sendika Merkez Disiplin Kurulunun, Sendikanın her düzeydeki yöneticisi hakkında disiplin soruşturması yapabileceğinin düzenlendiğini, Ankara Şubesinin yöneticisi olan davacının eylemlerinin, Sendika Tüzüğü'ne, Sendikanın kurumsal ciddiyetine, örgütsel bütünlük ve disiplin ilkesine aykırı nitelikte, ifade ve eleştiri hakkı sınırları dışında, sendikal alanda ahlaki kuralların ihlali kapsamında olduğundan, Disiplin Kurulunun, usulüne uygun soruşturma yürüterek, yasal yetki sınırları içinde disiplin cezası ihdas etmiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aynı fiili işledikleri belirtilen dava dışı sendika yöneticisi T. M ile davacıya farklı cezalar verilmiş olmasının Disiplin Kurulu Yönetmeliği hükümlerine uygun olmadığı, tanık beyanlarına göre davacının Sendika Genel Merkez yönetimine muhalif olması nedeniyle hakkında ceza tayin edildiği, sosyal medyada daha önce bu tür paylaşımlar yapılmış olmasına rağmen yalnızca davacıya ceza verildiğinin anlaşıldığı, tüm bu nedenlerin yanısıra davacı tarafından yapılan sosyal medya paylaşımlarının içeriğinde toplumsal hassasiyetlere aykırılık bulunmadığı söz konusu paylaşımların görünürlüğünü artırmak maksadıyla bir kısım etiketler kullanıldığı, tanıkların böyle paylaşımların daha önce de başka kişilerce yapıldığı ve cezai işlem uygulanmadığı yönündeki beyanları dikkate alınarak, davalı Sendika Disiplin Kurulu tarafından verilen yöneticilikten uzaklaştırma cezasının usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, 2. Sendika resmî hesabı üzerinden yapılan siyasal, ideolojik ve hatta yasa dışı çağrışımların dikkate çekme amacıyla yapıldığının kabul edilemeyeceğini, 3. Davacının eylemlerinin, Sendika Tüzüğü ve Sendika ilkeleriyle, kurumsal ciddiyetle bağdaşmadığı gibi ifade ve eleştiri hakkı sınırları dışında kaldığını, 4. Davacı lehine ve hakkaniyete uygun cezalandırma yapıldığını, disiplin cezasına konu paylaşımların suç teşkil edip etmediğine değil Kurum içerisinde disiplinsizlik olarak nitelenip nitelenmeyeceğine göre karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Sendika Disiplin Kurulu ve Yönetim Kurulu Kararı iptaline ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.