Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5303 E. 2025/6195 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5303
- Karar No
- 2025/6195
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/459 E., 2025/483 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/107 E., 2024/596 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı Şirketlerin oluşturduğu ...ve ... İş Ltd. Şti. İş Ortaklığı ile ... Sendikası arasında yapılan toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde uyuşmazlık çıktığını, uyuşmazlığın ... Sendikası tarafından Yüksek Hakem Kurulu Başkanlığına taşındığını ve Yüksek Hakem Kurulunun 07.12.2023 tarihli ve 2020/444 Esas, 2023/507 Karar sayılı kararı ile toplu iş sözleşmesinin bağıtlanmış olduğunu, bağıtlanan toplu iş sözleşmesi hukuka aykırı olup hükümsüzlüğünün tespitinin gerektiğini, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun (6356 sayılı Kanun) 43. maddesi kapsamında yetki itirazı ve bağlı olarak devam eden bir yargılama bulunmasına karşın, sendika tarafından sürecin devam ettirildiğini, kesinleşmiş karar bulunmaksızın Yüksek Hakem Kuruluna başvurulduğunu, adi ortaklığa yapılan usulsüz tebligat ve davalı ...-İş Sendikasının (Sendika) yetki tespitine itiraz konulu davanın Ankara 1. İş Mahkemesinde 2019/560 Esas numarası ile 10.10.2019 tarihinde ikame edildiğini, yapılan yargılamanın, iki defa istinaf, bir sefer de Yargıtay kanun yolundan geçerek 19.10.2023 tarihinde kesinleştiğini, 6356 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca yapılmış bir yetki itirazı ve davası söz konusu ise, yetki işlemlerinin durdurulacağının emredici olarak düzenlendiğini, davalı Sendikanın toplu iş sözleşmesi yetki işlemlerine devam edebileceği tarihin yargılamaların kesin olarak neticelendiği 19.10.2023 tarihi olduğunu, davalının Yüksek Hakem Kurulu Başkanlığına başvurusu sırasında derdest bir yetki tespitine itiraz davası bulunduğunun sabit olduğunu, Kurul tarafından resen gözetilmesi gereken bu durumun ve hukuka aykırılığın hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, davacı Şirketlerin Kırklareli ve İstanbul illeri dâhilinde bulunan işyerlerinde yapılan grev oylamasının tarihinin 28.02.2020 olduğunu, bu oylamaya karşı süresi içerisinde Kırklareli İş Mahkemesinde 2020/44 Esas sayılı dosyası üzerinden itiraz davası açıldığını, 03.12.2020 tarihinde verilen kesin karar üzerine 6356 sayılı Kanun'un 51. maddesinde düzenlendiği şekliyle işçi sendikasının 6 iş günü içerisinde Yüksek Hakem Kurulu Başkanlığına başvurması gerektiğini, davalı Sendikanın Yüksek Hakem Kurulu Başkanlığına başvurma tarihinin 14.12.2020 olup, 6 iş günlük süre geçirildikten sonra başvuru gerçekleştirdiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle Yüksek Hakem Kurulu Başkanlığının 2020/444 Esas, 2023/507 Karar sayılı kararının baştan itibaren hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davalı Sendikanın başvurusu üzerine olumlu yetki tespitinin düzenlenip taraflara tebliğ edildiğini, bahse konu yetki tespitine yasal süre içerisinde itiraz olmaması üzerine, 26.07.2019 tarihinde işyeri düzeyinde yetki belgesinin düzenlendiğini, işveren tarafından Bakanlık aleyhine açılan davada adi ortaklığı oluşturan şirketlere ayrı ayrı tebligat yapılmasının gerektiği iddiası ile yetki belgesinin iptaline ilişkin dava açıldığını, fakat davada herhangi bir ihtiyati tedbir kararı verilmediği için toplu iş sözleşmesi prosedürünün devam ettirildiğini, işveren vekili tarafından 14.12.2020 tarihinde Yüksek Hakem Kuruluna yapılan başvuru sonrası Yüksek Hakem Kurulu tarafından yargı sürecinin tamamlanmasının beklendiğini ve yargı sürecinin kesinleşmesinin ardından geçmişe yönelik bağıtlandığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; yetki tespitine karşı davacıların itiraz ettiğini ve tespitin iptalini talep ettiklerini, ancak itiraz dilekçesinde veya ekinde somut delillerin yer almaması, itiraz için hak düşürücü sürenin geçtikten sonra dava açtığı gerekçesiyle Ankara 1. İş Mahkemesinin 2019/560 Esas, 2019/620 Karar sayılı dosya ile davacının iddialarının reddedilmiş olduğunu, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, başvurunun esastan reddine karar verildiğini, davacı Şirketlerce temyiz yoluna başvurulduğunu ve kararın onandığını, yetki tespitinin kesinleştiği, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde uzlaşmaya varılamadığından somut uyuşmazlıkta usulüne uygun süreç işletildiğini, işverenin grev oylamasına da itiraz ettiğini, ancak Kırklareli İş Mahkemesinin 2020/44 Esas, 2020/85 Karar sayılı kararı ile itirazının reddedildiğini, kanun ve ilgili yönetmelik gereğince Yüksek Hakem Kuruluna başvurulması ile Yüksek Hakem Kurulu Başkanlığı tarafından 07.12.2023 tarihli ve 2020/444 Esas, 2023/507 Karar sayılı karar ile toplu iş sözleşmesinin bağıtlandığını, sendikanın yetkili olduğuna dair kesin hüküm bulunmakta iken, sendikanın yetkisinin tekrar işbu dava ile ileri sürülmesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 303. maddesi gereğince mümkün olmadığını, Yüksek Hakem Kurulu kararlarının kesin olmasının anlamının, kararlar aleyhine herhangi bir mercie başvurmanın mümkün olmaması yani kararların temyiz edilememesi, kurul kararlarının kesinleşmesi için herhangi bir makamın onayına gerek olmadığı, bu kararların aleyhine idari makamlara başvurulamayacağı anlamına geldiğini savunarak ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; süreç içerisinde davalı Sendika tarafından 14.12.2020 tarihinde Yüksek Hakem Kuruluna başvurulmuş olup Yüksek Hakem Kurulu tarafından Ankara 1. İş Mahkemesinde süren yargılamanın kesinleşmesi beklenerek 07.12.2023 tarihinde nihai karar verildiği, davacılar vekilince 28.02.2020 tarihli grev oylamasına karşı 02.03.2020 tarihinde itiraz davası açıldığı, Kırklareli İş Mahkemesinin kararı ile davanın kesin olarak reddedildiği, gerekçeli kararın davalı Sendika vekiline 10.12.2020 tarihinde tebliğ edildiği, kararın 15.12.2020 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, davalı Sendikanın Yüksek Hakem Kuruluna başvurusunun 14.12.2020 tarihinde yapıldığı, Yüksek Hakem Kuruluna süresi içerisinde başvurulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçelerinde belirttiği sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Yüksek Hakem Kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.