Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5244 E. 2025/8377 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5244
- Karar No
- 2025/8377
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2608 E., 2025/1104 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 28. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/43 E., 2023/408 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Sendika nezdinde 1997-2019 yılları arası profesyonel yönetici olarak çalıştığını, davalı tarafından davacının görevine haksız olarak son verildiğini, müvekkilinin alacaklarının tahsili için ... 23. İcra Müdürlüğü 2019/13141 sayılı dosyası üzerinden yaptıkları icra takibine itiraz edildiğini, ödenmeyen ücret alacaklarının 268.000,00 TL'nin üzerinde olduğunu, yıllık izin ücretinin hiç ödenmediğini, kıdem tazminatının 146.000,00 TL'nin üzerinde olduğunu ileri sürerek söz konusu alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Sendikada 1997-2019 yılları arası ... Şube başkanı ve Sendika ... Yönetim Kurulu üyesi olarak yöneticilik yaptığını, yaşanan mali sıkıntılar nedeniyle müvekkili Sendika Genel Kurulunca yöneticiler için herhangi bir ücret, yolluk, ikramiye veya benzeri nitelikte ödeme yapılmasına dair bir karar alınmadığını ve bütçe oluşturulmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin vekâlet sözleşmesine dayandığını bu nedenle davacının iş sözleşmesinden kaynaklanan kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacaklarına hak kazanamayacağını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ikmali istenen evrakın hacmi nedeniyle davalı tarafından yerinde inceleme talep edildiği, yerinde inceleme yapılarak hazırlanan bilirkişi raporuna göre; davalı Sendika tarafından davacıya sendika yöneticiliği görevi nedeniyle ücret ödeneceğine dair alınmış bir Genel Kurul ya da Yönetim Kurulu kararı tespit edilemediği, davalı Sendika ile Sendika yöneticisi davacı arasındaki hukuki ilişkinin vekâlet sözleşmesine dayandığı, ücretin vekâlet sözleşmesinin zorunlu unsuru olmadığı, davalı Sendika tarafından ücret ödeneceği yönünde bir karar alınmadığından davacının ücret alacağı bulunmadığı, davalı Sendika Tüzüğü'nde kullandırılmayan izinler karşılığında ücret ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmadığı ve davacının işçi olmadığı değerlendirilerek dava konusu yıllık ücretli izin alacağına hak kazanmadığı, yine davacı işçi olmadığından kıdem tazminatına da hak kazanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Davalı Sendikanın müvekkiline profesyonel yönetici olarak her ay için hizmet ödeneği adı altında ödeme yaptığının muhasebe kayıtlarına işlendiğini, 2. 23 yılı aşan çalışması sonunda alacağının bulunmadığı yönündeki kararın hatalı olduğunu, 3. Sendika ile yönetici arasında vekâlet ilişkisi olmasının ücret alacağı ve kıdem tazminatına hak kazanmasına engel teşkil etmediğini, dava konusu kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ve ücret alacağı taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu ve dilekçesinde yazılı diğer sebepleri ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sendika yöneticisi olarak görev yapan davacının kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ve ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.