Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5007 E. 2025/6411 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5007
- Karar No
- 2025/6411
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/180 E., 2025/78 K. DAVA TARİHİ : 18.11.2019
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait yurt dışı şantiyelerinde 22.02.2007 - 03.10.2013 tarihleri arasında çalıştığını, son ücretinin aylık net 1.800,00 USD olduğunu, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirket bünyesinde çeşitli yurt dışı projelerinde çalıştığını, son ücretinin saatlik 3,39 USD olduğunu, projelerin tamamlanması ile iş sözleşmesinin sona erdiğini, taraflar arasındaki ihtilafta yabancı hukukun uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.04.2021 tarihli kararıyla; davacı ile davalı Şirket arasında iş sözleşmesi bulunduğu, iş bitimi nedeniyle iş sözleşmesinin davalı tarafından tek taraflı olarak feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, zamanaşımına uğrayan yıllık ücretli izin alacağı talebinin ise reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 20.04.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 21.09.2023 tarihli tarihli kararı ile; davacının çalışma döneminde yabancılık unsuru mevcut olmakla birlikte taraflar arasında hukuk seçimi anlaşması yapıldığına dair herhangi bir iş sözleşmesi bulunmadığından Türk hukukunun ve 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerinin olaya uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı, tanık beyanları, emsal ücret yazı cevapları ile aylık ücret iddiasının ispat edildiği, yıllık ücretli izin alacağının 5 yıllık zamanaşımına tâbi olduğu kabul edilerek yıllık ücretli izin alacak talebinin zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, faiz türünün doğru belirlendiği gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 21.09.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, somut olayda davalı işverenin yurt dışı projelerinde çalıştırılmak üzere istihdam edilen davacı işçinin; ... Federasyonu'nda, Burundi Cumhuriyeti'nde ve Dominik Cumhuriyeti'nde bulunan davalıya ait işyerlerinde çalıştığı, davacı tarafından iş görme ediminin fiilen söz konusu ülkelerde yerine getirilmiş olduğu, 20.02.2007-31.07.2007, 13.11.2007-14.08.2008, 28.10.2008-17.04.20 09... .08.2010-09.12.2010 tarihleri arasındaki 1, 2, 3 ve 4. çalışma döneminde ... Federasyonu hukukunun, 30.11.2011-05.06.2012 tarihleri arasındaki 5. çalışma döneminde Burundi Cumhuriyeti hukukunun ve 07.07.2012-04.10.2013 tarihleri arasındaki 6. çalışma döneminde Dominik Cumhuriyeti hukukunun uygulanması gerektiği, hâl böyle olunca, uzman bir bilirkişiden de denetime elverişli rapor alınmak suretiyle dosya kapsamındaki delil durumu birlikte değerlendirilerek dava konusu alacaklar hakkında, usuli kazanılmış haklar da gözetilerek bir karar verilmesi gerektiği, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının çalıştığı yerler her bir dönem için tespit edilerek her bir dönem yönünden belirtilen ülke hukukları uygulanmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın açılma tarihi dikkate alındığında içtihat değişikliğinin somut olaya uygulanmasının hukuki belirlilik, öngörülebilirlik ve sürpriz karar verme yasağı ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini, 2. Daha sıkı ilişki hukukun Türk hukuku olduğunu ve somut uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanması gerektiğini, 3. Kabul anlamına gelmemekle birlikte olaya yabancı hukuk uygulansa bile Burundi Cumhuriyeti ve Dominik Cumhuriyeti iş hukuku mevzuatları hakkında yeterli araştırma yapılmadan tek bir madde dikkate alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, davanın süresinde açılıp açılmadığı ve talep edilen alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.