Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4947 E. 2025/6146 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4947
- Karar No
- 2025/6146
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/324 E., 2022/437 K. DAVA TARİHİ : 24.12.2013
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2007 yılında Antalya ili ... İlçesi .... İlköğretim Okulu yatılı pansiyonda temizlik işçisi olarak işe başladığını, davalı İdare tarafından 2013 yılı Ağustos ayında işine sebepsiz ve bildirimsiz son verildiğini, ancak tazminatlarının ödenmediğini, davalı işyerinde çalışma kavramı olmadan gece yarılarına kadar, hafta sonları, resmî tatillerde ve bayram tatillerinde dahi ara vermeksizin çalışmalarına rağmen fazla çalışma ücretlerinin de ödenmediğini, ayrıca son çalıştığı ayın 28 günlük ücretinin de ödenmediğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatları ile kötüniyet tazminatı, ücret, fazla çalışma ve yıllık izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Bakanlıkta değil ihaleyi alan temizlik Şirketi nezdinde çalıştıklarını, müvekkilinin sadece ihale makamı olduğundan müvekkiline husumet düşmediğini, okulların temmuz ve ağustos aylarında kapalı olması nedeni ile hizmet alım sözleşmelerinin 10 ay süre ile yapıldığını, eylül ayında tekrar ihaleye çıkıldığını, diğer işçilerin eylül ayında göreve başladıklarını ancak davacının başka bir işyerinde sigortalı olarak işe girdiklerini, ayrıca dava davacının, gece yarılarına kadar resmî tatil demeden çalıştıkları iddialarının yersiz olduğunu, bahsi geçen yerin bir okul yatılı pansiyonu olduğunu, bir okulun bayram günü, resmî tatillerde, gece yarılarına kadar açık bulunması ne kadar mümkün ise davacının iddialarının da o kadar mümkün olabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.04.2015 tarihli kararı ile toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 21.04.2015 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, Mahkeme kararının gerekçesiz olduğu, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunmadığı, davacıların taleplerinin iş sözleşmesine dayalı olup her bir işçinin ayrı ayrı iş sözleşmesiyle farklı süre ve koşullarda çalıştığının anlaşılmasına göre Mahkemece, davaların birlikte görülerek sonuçlandırılmasının yerinde olmadığı, tefrik kararı verilerek her bir davacı işçi için yargılamaya ayrı ayrı devam edilerek sonuca gidilmesi gerektiği, davalı Bakanlığın harçtan muaf olduğu belirtilmesine rağmen, davacının yatırdığı peşin harç ve ıslah harcının yargılama gideri içine katılarak davalı Bakanlığa harç yükletilmesinin hatalı olduğu, hüküm altına alınan alacakların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297. maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olduğu ve infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesinin de hatalı olduğu, kabule göre de; davacılar vekilinin dava dilekçelerinde, çalışma saatlerini belirtmeksizin genel ifadeler ile fazla çalışma ücreti talep ettiği, dinlenen davacı tanıklarının da yine çalışma saatlerine ilişkin bilgi vermeksizin, “iş varsa, saate bağlı olmaksızın çalıştıkları” gibi genel açıklamalarda bulundukları, buna göre davacı iddiası ve davacı tanıklarının beyanlarının fazla çalışma ücretini hesaplamaya elverişli ve yeterli olmadığının anlaşılmasına göre Mahkemece bilirkişinin tamamen varsayıma dayalı olarak yaptığı hesaba itibarla fazla çalışma alacağının hüküm altına alınmasının isabetsiz olduğu, fazla çalışma ücreti talebinin reddedilmesi gerektiği, ayrıca dava kısmi dava olarak açılmış olup ıslah ile artırılan fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacaklarında, dava dilekçesiyle istenen miktarlar bakımından dava, ıslah ile artırılan miktarlar için ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi yerine alacakların tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin de hatalı olduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yönünden bozma ilâmı dikkate alınarak diğer davacı ile aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından dosyanın tefriki ile yeni bir esasa kaydedilmesine karar verilerek eldeki davada davacı ... yönünden yargılamaya devam edilmek suretiyle toplanan deliller doğrultusunda 20.11.2014 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Fazla çalışmanın reddine dair gerekçenin yerinde olmadığını, b. Ücret alacağının ödendiğine dair bir bilginin bulunmadığını, bakiye ücret alacağının hüküm altına alınması gerektiğini, c. İş sözleşmesi kötüniyetli olarak sona erdirildiğinden bu tazminatın reddinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının herhangi bir alacağı bulunmadığını, b. Müvekkili İdarenin davacı ile yapılan sözleşmelerin tarafı olmadığınından hak ve alacaklardan sorumlu tutulmasının yerinde olmadığını,
c. Mahkemece kabul kararı verilen alacak kalemlerine işletilen faiz türünün de hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş ilişkisinin nasıl sona erdiği, davalının talep konusu hak ve alacaklardan sorumlu tutulup tutulamayacağı, ücret alacağı ve fazla çalışmanın ispatı ile alacaklara işletilen faiz türünün yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı Millî Eğitim Bakanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.