Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4900 E. 2025/5295 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4900
Karar No
2025/5295
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/145 E., 2025/623 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/154 E., 2024/280 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... (Sendika) tarafından üye işçilerin listesinin müvekkiline gönderilmediğini, yetki tespitinin işçi ve sendika üye sayısı bakımından hatalı olduğunu, yetki başvuru tarihi itibarıyla yetkiye esas üye sayısının hesaplanmasında ve davacı işverene bağlı işyerlerinin tam ve doğru olarak tespitinde hataya düşüldüğünü, yazıda belirtilen üye sayısı ile işyerindeki çalışan sayılarının doğru olmadığını, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 43. maddesinde yer alan dava dilekçesinin görevli makama kayıt ettirilmesine dair düzenlemenin 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na açık bir aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek davalı ... Bakanlığının (Bakanlık) 22.11.2022 tarihli ve 195612 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; davalı Bakanlık tarafından düzenlenen yetki tespit yazısında yer alan çalışan işçi sayısının yetki başvuru tarihindeki Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtları üzerinden tespit edildiğini ve davacı tarafın söz konusu tespite somut herhangi bir itirazının bulunmadığını, otomasyon sistemi üzerinden üyelik ve üyelikten çekilme bildirimlerinin doğrudan Bakanlığın kayıtlarına yansıdığını, çalışan sayısının ise SGK'ya yapılan işçi bildirimleri esas alınmak suretiyle yine otomasyon sistemi üzerinden belirlendiğini, davacının farklı işkollarında yer alan işyerlerinin yetki itirazı incelemesine dahil edilmesine dair talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacının iptal başvurusu talebinin işbu davaya ilişkin yargılamanın uzatılmasına matuf kötüniyetli bir talep olduğunu, yetki başvuru tarihi itibarıyla sayısal çoğunluğun sağlandığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, yetki tespit başvuruları karşılanırken, işverenler tarafından SGK'ya yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, sendika yetki sistemine SGK kayıtlarından otomasyon sistemiyle yansıyan bilgiler doğrultusunda işlem yapıldığını, sisteme yansıyan bilgilere göre davacı işverene ait davalı Sendika ile aynı işkolunda 7 işyeri bulunduğunu bu bağlamda işletme düzeyinde yetki tespiti yapıldığını, işyerlerinde başvuru tarihi itibarı ile çalışan 552 işçiden 331'inin yetki tespiti için başvuran Sendikaya üye olduğunu, bu doğrultuda sendikaya olumlu yetki tespiti yazısı verildiğini yetki tespitinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Mazeret dilekçesinin reddine karar verilerek hukuki dinlenilme haklarının ihlâl edildiğini, b. Müvekkiline ait tüm birimlerin iş organizasyonu kapsamında tek bir işyeri niteliğinde olduğunun tespiti bakımından keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, c. Yetki tespitinde sendika üyesi olarak kabul edilen bir kısım işçilerin üyeliklerinin emeklilik nedeniyle sona erdiğini, bir kısım işyerlerinin dikkate alınmadığını ve dilekçesinde yazılı diğer sebepleri ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun’un 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/4900, K. 2025/5295, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-4900-e-2025-5295-k-4c9d222e062a