Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4836 E. 2025/5876 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4836
- Karar No
- 2025/5876
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/208 E., 2025/482 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/101 E., 2024/385 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Sendikası (Sendika) tarafından üye işçilerin listesinin müvekkiline gönderilmediğini, yetki tespitinin işçi ve sendika üye sayısı bakımından hatalı olduğunu, yetki başvuru tarihi itibarıyla yetkiye esas üye sayısının hesaplanmasında hataya düşüldüğünü, yazıda belirtilen üye sayısı ile işyerindeki çalışan sayılarının doğru olmadığını ileri sürerek davalı ... Bakanlığının (Bakanlık) 06.03.2024 tarihli ve 347389 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; davalı Bakanlık tarafından düzenlenen yetki tespit yazısında yer alan çalışan işçi sayısının yetki başvuru tarihindeki Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtları üzerinden tespit edildiğini ve davacı tarafın söz konusu tespite somut herhangi bir itirazının bulunmadığını, davacının iptal başvurusu talebinin işbu davaya ilişkin yargılamanın uzatılmasına matuf kötüniyetli bir talep olduğunu, yetki başvuru tarihi itibarıyla sayısal çoğunluğun sağlandığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; yetki tespit başvuruları karşılanırken, işverenler tarafından SGK'ya yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, sendika yetki sistemine SGK kayıtlarından otomasyon sistemiyle yansıyan bilgiler doğrultusunda işlem yapıldığını, sisteme yansıyan bilgilere göre davacı işverene ait davalı Sendika ile aynı işkolunda 1 işyeri bulunduğunu, bu bağlamda işyeri düzeyinde yetki tespiti yapıldığını, işyerinde başvuru tarihi itibarı ile çalışan 162 işçiden 111'inin yetki tespiti için başvuran Sendikaya üye olduğunu, bu doğrultuda Sendikaya olumlu yetki tespiti yazısı verildiğini, yetki tespitinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Sendikaya üye işçi sayısının Kanun'da aranan çoğunluğun açıkça üstünde olduğu, dava konusu yetki tespitinde gerek toplam işçi gerekse de sendika üye sayıları olarak herhangi bir yanlışlık ve hata tespit edilemediği, dava konusu 06.03.2024 tarihli ve 347389 sayılı olumlu yetki tespitinin iptalini gerektirecek herhangi bir durumun tespit edilemediği, alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin yerinde olduğu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkiline ait işyerinin faaliyet gösterdiği işkolu ile davalı Sendikanın kurulu bulunduğu işkolunun farklı olduğunu, bir kısım işçilerin sendika üyeliklerinin davalı Sendikanın yetki başvuru tarihinden önce olup olmadığı hususunun incelenmediğini, çalışanların sendika üyesi olma iradelerinin bulunup bulunmadığının ve üye sayısının araştırılmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.