Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4753 E. 2025/6055 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4753
- Karar No
- 2025/6055
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/945 E., 2025/796 K. DAVA TARİHİ : 02.02.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/989 E., 2024/845 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı olarak sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından asgari ücretin % fazlası oran dikkate alınmaksızın eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek davacının fark ücret, fark ilave tediye ve fark ikramiye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin Yüksek Hakem Kurulu tarafından düzenlenen toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, hem bireysel iş sözleşmesinden hem toplu iş sözleşmesinden kaynaklı zamların uygulanamayacağını, bu durumun dengesizlik ve eşitsizlik oluşturacağını, davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulama söz konusu olmadığından dava konusu fark alacaklara hak kazanamayacağını, ayrıca davacı tarafça talep edilen faizin türüne ve başlangıç tarihlerine itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.08.2023 tarihli kararının Bölge Adliye Mahkemesinin 06.12.2023 tarihli kararı ile kaldırılması sonucunda yeniden yapılan yargılamada; İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaldırma kararı sonrası kapsama alınan bilirkişi bilirkişi raporunun denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesi ile fark ücret alacağı talebinin reddine; diğer fark alacakların kabulüne dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 06.12.2023 tarihli kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan araştırma neticesinde kapsama alınan taraflar arasında kadroya geçiş sırasında imzalanan bireysel iş sözleşmelerinin 7. maddesinde ücret konusunda herhangi bir orana yer verilmediğinin anlaşıldığı, dolayısıyla talep konusu fark ikramiye ve ilave tediye alacakların reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu; ayrıca arabuluculuk gideri hakkında karar verilmemesinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacı kadroya geçerken işveren tarafından iki tane belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalatıldığını, bu sözleşmelerden birinde ücret maddesini belirleyen % fazlası oranı boşken, diğerinde ücret asgari ücretin % fazlası olarak belirlendiğini; dosyaya % fazlası boş olan sözleşme sureti sunulduğunu, iki sözleşme aslının da dosyaya kazandırılarak inceleme yapılması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, 2. Davacının ücretinin asgari ücretin % fazlası olduğunun dosya kapsamında yer alan ücret bordroları ile sabit olduğunu, matbu sözleşmeler itibarıyla davanın reddinin hatalı olduğunu, 3. Davacının kadroya geçmeden önce ihale sözleşmesinde yazılı olduğu üzere asgari ücretin % fazlası ile çalışmakta olduğunu ve aynı ücret üzerinden de kadroya geçirildiğini, işveren tarafından davacının ücretinin tek taraflı düşürülmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret alacağının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.