Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4667 E. 2025/6112 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4667
- Karar No
- 2025/6112
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/569 E., 2025/319 K. DAVA TARİHİ : 19.08.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 11. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/1194 E., 2022/512 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.06.1989 - 29.08.2019 tarihleri arasında davalı Şirket bünyesinde muhasebe müdürü olarak en son brüt 18.540,00 TL ücretle çalıştığını, ayrıca bu süreçte muhasebe müdürlüğünün yanında insan kaynakları departmanında da çalıştığını ancak bu çalışmasının karşılığı ücret alacağının kendisine ödenmediğini, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan her 5 yıl çalışma yılında bir verilen ikramiye alacağının da 30. yılı doldurmasına rağmen ödenmediğini ileri sürerek ücret ve ikramiye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalı Şirket arasında iki adet iş sözleşmesi bulunduğunu, ilk dönem iş sözleşmesi emeklilik nedeniyle sona erdikten sonra yeni bir iş sözleşmesi imzalandığını, davacının tüm alacak ve haklarının ödendiğini, davacının ücret alacağının neye dayandığını, hangi döneme ait olduğunu belirtmediğini, Şirketin çalışanlarına 30 yıl için ödediği bir ikramiyenin bulunmadığını, toplu iş sözleşmesindeki ikramiye hükmününde 25 yıla kadar kıdemi olan mavi yaka işçiler için uygulandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki sözleşme ve tüm dosya kapsamına göre davacının asıl görevinin muhasebe müdürlüğü olduğu, insan kaynakları müdürünün bulunmadığı dönemde davacının 1,5 - 2 yıl kadar geçici olarak insan kaynakları müdürü olarak görev yaptığı, iş sözleşmesine göre işverenin gerek duyduğunda işletmenin başka bölümünde işçiyi görevlendirebileceği, davacının kendi ücretine ek insan kaynakları müdürlüğü ücretini de talep etmesinin yasal dayanağının bulunmadığı, 5, 10, 15, 20, 25 yıllık kıdemdeki işçiler yönünden ikramiye ödemesine yönelik toplu iş sözleşmesi hükmü ve işyeri uygulaması bulunduğu, davacının ikramiye alacağına hak kazanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacı müvekkilinin emekli olduktan sonra işyerinde aynı şekilde çalışmaya devam ettiğini, iki ayrı çalışma dönemi olmadığını, bu nedende 30 yıl kıdemini doldurduğunda ikramiyeye hak kazandığını, ikramiye ödemesinin beyaz yaka işçiler de dâhil tüm işçilere uygulandığını, işçilere bu kapsamda her beş yıl için altın ve ücret uygulamasının yıllardır uygulandığını ve işyeri uygulaması hâline geldiğini, 2. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, seçenekli bir hesaplama dahi yapılmadığını, ücret konusunda hem tanık beyanı hemde açıklamaları olmasına rağmen hesaplama yapılmamasının eksiklik olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının ödenmeyen ücret alacağının bulunup bulunmadığı ve ikramiye alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.