Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4535 E. 2025/5651 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4535
- Karar No
- 2025/5651
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/80 E., 2025/514 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gümüşhane 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2024/192 E., 2024/817 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin daimi kadroya alınmadan önce mevsimlik işçi olarak çalıştığı sürelerin derece ve kademesinde dikkate alınması gerekirken intibakının yanlış yapıldığını, uzun yıllardır Valilik Olur'u ile farklı pozisyonda çalıştırılmasına rağmen davacıya alt pozisyon üzerinden ücret ödendiğini, derece ve kademe hesaplamasındaki yanlışlığa bağlı olarak yevmiye ücretlerinin, ikramiyelerin, yıpranma primlerinin davacının aleyhine olacak şekilde yanlış hesaplandığını, bu durumun davacının emsal işçilere göre eksik ücret alınmasına yol açtığını ve ücrette adalet ve eşit davranma ilkesini ihlal ettiğini belirterek dava tarihi itibarıyla davacının derece ve kademesi ile skalaya uygun yevmiyesinin tespitine, doğru tespit edilecek derece ve kademesi ile skalaya uygun yevmiye rakamları üzerinden hesaplanacak ücret farkı, yıpranma prim farkı ve ikramiye farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının mevsimlik işçi olarak çalışırken kadrolu işçi olarak göreve devam ettiğini, toplu iş sözleşmesinin 26. maddesinin (a) bendi gereğince benzer veya üst pozisyonda çalıştırıldığını, davacının herhangi bir hak kaybına uğramadığını, davacının gerekli intibak işlemlerinin 01.03.2013 tarihinden geçerli olmak üzere İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğinin 25.09.2013 tarihli ve 6072 sayılı Olur'u ile mevsimlik hizmetleri dikkate alınarak yapıldığını, ücretlerinin de ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.11.2023 tarihli kararının Bölge Adliye Mahkemesinin 13.03.2024 tarihli kararı ile ortadan kaldırılarak dosyanın Mahkemesine gönderilmesi üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ortadan kaldırma kararı üzerine alınan 11.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda davacının fiilen yaptığı iş dikkate alınarak toplu iş sözleşmesi hükümleri gereğince derece ve kademesi belirlenerek dava konusu fark alacakların hesaplandığı, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, Dairenin ortadan kaldırma kararında açıklanan ilke ve tespitler doğrultusunda denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu alındığı, davacının düz işçi olmasına rağmen fiilen topoğraf pozisyonunda çalıştırıldığı, intibak işlemlerinde fiilen çalıştırılan topoğraf pozisyonu karşılığı toplu iş sözleşmesinde gösterilen derece ve kademenin uygulanmadığı, davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesinin hukuki değerlendirmesinde, gerekçesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dosyada mevcut iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmediğini, 2. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının derece ve kademesinin hatalı değerlendirmeye göre belirlendiğini, 3. Müvekkili Kurum tarafından yapılan intibak işleminde hata bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mevsimlik işçilikte geçen sürelerin derece ve kademe hesabında dikkate alınıp alınmayacağı, davalı İdare tarafından davacının derece ve kademesinin doğru belirlenip belirlenmediği ve buna göre davacının ücretinin tespiti ile dava konusu fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.