Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4166 E. 2025/5103 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4166
- Karar No
- 2025/5103
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/625 E., 2025/129 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 54. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/1 E., 2024/417 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının alt işverenler nezdinde davalı Hastane bünyesinde çalışmaktayken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçtiğini, davacının davalı bünyesinde ilk olarak temizlik şefi olarak göreve başladığını, bilahare evrak işi yaptığını, müvekkilinin her ne kadar temizlik personeli kadrosunda ise de müdür sekreterliği, yazışma işleri, hak edişlerin düzenlenmesi, kontrol teşkilatı ve muayene komisyonu üyelerinin hazırlanması, kamu zararları birimi tarafından istenilen bilgi ve belgelerinin hazırlanması, işçilerin geriye dönük disiplin evraklarının hazırlanması ve ilaçlama hizmeti yaptırılması işi ve işlemlerinde görev yaptığını, müvekkilinin işe başladığı 15.04.2011 tarihinden itibaren hiçbir şekilde temizlik işçiliği yapmadığını, davalı işyerinde yürürlükte olan ve davalı İdare ile müvekkilinin üyesi bulunduğu Sendika arasında bağıtlanan 10.08.2020 imza tarihli ve 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinin 29. maddesinin (d) bendinde "Vasıfsız işçi kadrosunda bulunmakla beraber, 1 (bir) yıl süre ile vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanlar bu sürenin sonunda vasıfsız bir işte çalıştırılamazlar." düzenlemesinin yer aldığını, müvekkilinin 10 yıldan uzun süredir vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken işlerde görev yaptığı için temizlik personeli olarak görevlendirilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu beliterek temizlikçi olarak çalıştırılamayacağı yönündeki itirazı üzerine verilen ret kararının iptaliyle kadrosunun vasıflı işçi kadrosu olan veri giriş personeli olarak değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığa bakma görevinin idari yargıda olduğunu, davacı talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının temizlik personeli olarak kadroya alındığını ve görevini bu şekilde sürdürdüğünü, davacı ile müvekkili ... arasında 02.04.2018’den itibaren geçerli belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalandığını; sözleşmesinin 4. maddesinde “İşçi, işveren veya vekilinin merkez teşkilatı hizmet birimlerinin il sınırları içindeki işyerlerinde göstereceği yerlerde verilen görevi yapmakla yükümlüdür. İşçinin, il içerisinde belirlenen işyerlerinde kadrosu bulunmakla birlikte, il genelinde ihtiyaç hasıl olduğunda, kadroya geçişi yapılan işi yapmak kaydıyla il içerisindeki birimlere bir mali yılda altı ay süreyle İl Sağlık Müdürlüğünce geçici olarak görevlendirilmesi yapılabilir.” hükmünün, 4. fıkrasında ise “İşçi hangi branşta istihdam ediliyorsa branşına uygun alanda çalışmak ve görevini en iyi şekilde yerine getirmekle yükümlüdür.” hükmünün yer aldığını, sözleşmede de belirtildiği üzere davacının kadroya geçişi yapılan işi yapmak kaydıyla görevlendirilebileceğini, yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kadroya geçirilmeden önceki alt işverenler bünyesinde çalışmasına ilişkin meslek kodunun temizlik görevlisi olduğu, davacının kadroya geçtiği sırada Kuruma verilen işe giriş bildirgesindeki meslek kodunun da temizlik görevlisine ilişkin kod olduğu, 696 sayılı KHK'nın 127. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (375 sayılı KHK) eklenen geçici 23. maddeye göre sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerin, birinci fıkrada öngörülen şartları taşıdıkları sürece ve çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebileceğinin hüküm altına alındığı; davacının, ihale evraklarına uygun olarak alt işverenlere bağlı olarak son çalıştığı işin temizlik personeli olarak belirtildiği, kadroya geçiş aşamasında davacının meslek kodunun temizlik personeli olarak belirlenmesinde hata bulunmadığı gibi sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçi sadece kadroya geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebileceğinden toplu iş sözleşmesinin 29. maddesi hükmünün, 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23. madde karşısında davacı bakımından uygulanabilirliği olmadığı, konuya ilişkin emsal içtihatların da bu yönde olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 696 sayılı KHK gereğince sürekli işçi kadrosuna geçirildiği, 696 sayılı KHK'nın 127. maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23. maddesinde yer verilen düzenleme uyarınca, sadece kadroya geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebileceğinden, vasıflı bir işte bir yıl çalışmış olsa dahi toplu iş sözleşmesinin sözü edilen 29. maddesinin, 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23. madde karşısında davacı bakımından uygulanabilirliği bulunmadığı, emsal içtihatların da benzer yönde olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik olmadığı gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının 696 sayılı KHK'nın 127. maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23. maddesi kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerden olup olmadığının değerlendirilmediğini ve kararının eksik incelemeye dayandığını, 2. Müvekkilinin sürekli işçi kadrosuna geçirilmesinden iki yıl sonra kanuna eklenen bir madde kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, kadroya geçirilmesinin yukarıda belirtilen Kanun ve madde kapsamında yapılmadığını, 3. Davacının yıllardır vasıflı işlerde çalıştırılmış olduğunun tanık beyanlarıyla da doğrulandığını, davalı işyerinde bir kez bile temizlik işçiliği yapmayan davacının en başından beri vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken işlerde çalıştırıldığını, 4. Davalı işyerinde 01.01.2019-31.12.2020 tarihleri arasında yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinin 29. maddesinin (d) bendinde yer alan düzenleme çerçevesinde yapılan değerlendirmede müvekkilinin ise bir yıldan fazla vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken işlerde veri giriş personeli olarak çalıştırılması nedeniyle temizlik görevinde çalıştırılamayacağını, kadrosunun veri kayıt personeli olarak değiştirilmesi yönündeki haklı talebinin reddedildiğini, 5. Kadroya geçiş sırasında imzalanan sulh ve feragat protokolünün davacının gerçek iradesini yansıtmadığını, iş sözleşmelerinin toplu iş sözleşmesine aykırı olamayacağını, iş sözleşmeleri ile toplu iş sözleşmesi hükümlerinin çelişmesi hâlinde, işçi aleyhine olmaması şartıyla toplu iş sözleşmesi hükümlerinin geçerli olacağını, davacının davalı işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi hükmüne aykırı olarak temizlik işinde görevlendirildiğini beyan etmiş ve inceleme sırasında resen gözetilmesi gereken diğer nedenlerle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 375 sayılı KHK'nın geçici 23. maddesine tâbi olarak sürekli işçi kadrosunda çalışan işçinin görevinin değiştirilmesine ilişkin işverence yapılan işlemin geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.