Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3907 E. 2025/7124 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3907
- Karar No
- 2025/7124
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/662 E., 2025/853 K. DAVA TARİHİ : 30.12.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Batı 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/327 E., 2023/355 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir. Davalılar vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30.09.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davalılar vekili Avukat ... geldi. Davacı adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı Şirketlerin Liberya'da bulunan şantiyesinde 01.04.2015-21.09.2018 tarihleri arasında vinç operatörü olarak aylık net 2.000,00 USD ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, Kijor ve bağlı şantiyelerde 06.00-18. 00... .00-06.00 arası iki vardiya şeklinde çalıştığını, haftanın en az 3 günü 14-15 saat daha çalıştığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile birlikte fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının tüm alacaklarının fesihten sonra ödendiğini, ... Şantiyesinde 3 vardiya çalışıldığından fazla çalışma yapılmadığını, bu döneme ilişkin fazla çalışma alacağı bulunmadığını, ...'de çalıştığı 01.11.2016-Eylül 2018 tarihleri arasındaki dönem için fazla çalışma yapmasının, ulusal bayram ya da hafta tatili gününde çalışmasının söz konusu olmadığını, davacının çalışma şeklinde işçilere her 3 aylık çalışma dönemi içinde 16 gün izin verilmek suretiyle serbest zaman kullandırıldığını, serbest zaman kullanımına açık muvafakati olduğunu, hak ettiğinden fazla süreyi izinli olarak yurtta geçirdiğini, fiilen çalışmadığı hâlde ücret ödendiğini, çalışmadığı bu dönemlerde yapılan fazla ödemelerin bakiyesinin hesaplanan alacaktan takas-mahsup edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.04.2015-21.09.2018 tarihleri arasında çalıştığı, ücretinin 2.000,00 USD olduğu, davalılar arasında organik bağ bulunduğu, kıdem tazminatının ödendiği, bakiye kıdem tazminatı alacağı bulunmadığı, ihbar tazminatına hak kazandığı, tanık beyanlarına göre fazla çalışma yaptığını, hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasını ispatladığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçiminin, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabileceği, yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk Hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerektiği, buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının 01.04.2015-21.09.2018 tarihleri arasında Liberya'da çalıştığı, banka kayıtlarına göre davacının ücretinin net 2.000,00 USD olduğu, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, tanıkların davacının günlük 12 saat (06.00-18. 00... .00-19.00) çalışmaya ilişkin beyanda bulundukları hâlde Mahkemece 11 saat esas alındığı, ayrıca davacının haftada iki gün saat 20.00'ye kadar çalıştığı, davacının haftalık fazla çalışmasının 23 saat olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Bölge Adliye Mahkemesince 5.879,45 USD ödemenin fazla çalışma alacağından mahsubunun hatalı olduğunu, davacının işten çıkarılmadan önce davalı işverence bir kısım aylara ilişkin aylık ücret alacaklarının tam olarak ödenmediğini, Mahkemece ödeme var kabul edilse dahi bu ödemelerin aylık ücret alacağına ilişkin olduğunu, b. Yemek, servis ve barınma giderlerinin toplam 150,00 USD olacak şekilde değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, miktarın çok az olduğunu, c. Giydirilmiş ücret hesabında %5 sigorta kesintisi yapılmasının da hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Husumet itirazında bulunduklarını, b. Davacının Türkiye'de bulunduğu sürelerde aldığı ücretlerin mahsup edilmesi gerektiğini, bu konuda hukuki mütalaa bulunduğunu, c. Davacı ile menfaat birliği içinde olan ve görgüye dayalı bilgileri olmayan tanık beyanlarına göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, d. İndirim oranının %50 olması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; uygulanacak hukuk, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı, ödenip ödenmediği noktalarında toplanmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.