Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3849 E. 2025/4642 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3849
- Karar No
- 2025/4642
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/175 E., 2024/663 K. DAVA TARİHİ : 20.02.2017
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 341/2 hükmü uyarınca, ilk derece mahkemeleri tarafından verilen ve miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre Dairenin bozma kararından sonra İlk Derece Mahkemesince, 6100 sayılı Kanun’un 373/4 hükmü uyarınca bozmaya uyularak verilen kararda hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar; 14.11.2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 22. maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1 hükmüne eklenen 3. fıkra uyarınca, İlk Derece Mahkemesinin bozulan karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 5.880,00 TL’nin altında kaldığından, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, Millî Savunma Bakanlığına ait Sağlık Bakanlığına devredilen askeri hastanelerden .../... Askeri Hastanesinde yemek yapım dağıtım ve dağıtım sonrası işinde, ilk kez fiilen 31.01.2005 tarihinde o zamanki ismi ... İkr. Org. Gıda San. ve Tic. AŞ'de çalışmaya başladığını ve iş sözleşmesinin haksız ve geçersiz bir şekilde alt işverenin iflası nedeniyle feshedildiği 30.06.2016 tarihi çalışma saati bitimine kadar aralıksız çalıştığını, davalı işverenin alt işverenin iflasından sonra davacı ve arkadaşlarını işyerine kabul etmediğini, davacının hak etmiş olduğu tazminat ve işçilik alacaklarının ödenmesi konusunda davalıdan talepte bulunmasına rağmen kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı işverenin Mayıs 2016 - Haziran 2016 dönemlerine ilişkin iki aylık ücreti ödemediğini, davacının ... ... Sağlık Kampüsünde saat 03.20-21.30 saatleri arasında çalışmış olduğunu, yine ... Hava Hastanesinde 2015-2016 döneminde de saat 07.30-23.00 saatleri arası çalıştırıldığını, dinî bayramların tüm günleri dâhil olmak üzere ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştırıldığını, karşılığının ödenmediğini, askeri hastanelerde ve daha önce de normal dönemlerde çalıştığı zamanlarda hep 07.30-23.00 saatleri arasında çalıştığını ileri sürerek fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Bakanlık, davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.03.2019 tarihli kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 26.03.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 23.09.2021 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01.12.2021 tarihli kararı ile; ... Şehir Hastanesi yapım işindeki çalışmalardan Sağlık Bakanlığının sorumlu olmadığı yönündeki kabulün isabetli olduğu; ancak bu iş dışındaki çalışmalara ilişkin davacının bildirdiği tanıkların tümü dinlenmeyerek hukuki dinlenilme hakkının kısıtlandığı ve yeterli araştırma yapılmadığı belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 12.09.2023 tarihli kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı taraf vekillerince temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 28.02.2024 tarihli kararı ile; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek tanığın beyanına davacı ile birlikte çalıştığı süre ile sınırlı olarak değer verilmesi ve fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin buna göre hesaplanması gerekirken, 01.01.2008-31.12.2011 tarihleri arasındaki hesaplamaların hükme esas alınması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Mahkeme kararı ikinci kez bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı kapsamında yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının çalışmasının hangi Kurumda geçtiği dikkate alınmadan ve bozma kararının gereği yerine getirilmeden karar verildiğini, b. 2012-2016 yılları arası için de talep edilen alacaklara ilişkin kabul kararı verilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile hesaplamaya esas dönemin belirlenmesine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı Temyizi Yönünden; Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, B. Davacı Temyizi Yönünden; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.