Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3848 E. 2025/7068 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3848
- Karar No
- 2025/7068
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3140 E., 2025/249 K. DAVA TARİHİ : 13.10.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/484 E., 2022/586 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenliğin ...'daki şantiyesinde 22.10.2014-01.07.2021 tarihleri arasında formen olarak aylık net 2.450,00 USD ücretle çalıştığını, haftanın 7 günü 06.30-20.00 saatleri arasında çalıştığını, ayda 1 hafta tatili gününde dinlendiğini, dinî bayramların ilk günü haricindeki ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığını iddia ederek fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının davalı şirketin ... Projesinde 22.10.2014-01.07.2021 tarihleri arasında çalıştığını, ilk olarak 22.10.2014-01.08.2017 tarihleri arasında mobil vinç operatörü olarak 6,30 USD/saat ücretle, 01.08.2017-01.07.2021 tarihleri arasında ise kaldırma makineleri formeni olarak, 2.350,00 USD/Ay ücret ile çalıştığını, davacının fazla çalışma yapması durumunda ücretinin ödendiğini, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, hafta tatili günlerinde çalışmadığını, bu günlerde çalışması hâlinde ücretinin ödendiğini, dava dilekçesinde iddia edilen hususların gerçek dışı olduğunu, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatillerinde çalıştığını ispat ettiği, davalı işveren tarafından çalışılan günlere ilişkin ödemelerin yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, Mahkemece uygun indirim dışında reddedilen tutar olmadığı, bu nedenle davalı vekili yararına vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmayacağını, 2. Hükmedilen alacaklara dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, 3. Bilirkişi raporunda hesaplamalarda aylık 270 saat fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğu hususunda değerlendirme yapılmadığını, 4. Davacıya ek menfaat olarak yapılan ödemelerin mahsup edilmediğini, 5. İndirim oranının düşük olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davanın belirsiz alacak türünde açılıp açılmayacağı ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacaklarının ispatı ve hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.