Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3809 E. 2025/5638 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3809
Karar No
2025/5638
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/370 E., 2025/72 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 01.07.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 25.05.2011 tarihinde grup şirketlerden dava dışı ... Teknoloji ve Dış Tic. AŞ'nin (... AŞ) Türkmenistan'daki işyerlerinde kameraman olarak ayda net 4.500,00 USD ücretle işe başladığını, 01.01.2013 tarihinde aylık ücretinin net 5.000,00 USD olduğunu, dava dışı ... AŞ'nin tüm işçilerinin 2014 yılında grup şirketlerden olan davalı Şirkete intikal ettirildiğini ve davacının da Nisan 2014'den itibaren çalışmasını aylık net 5.000,00 USD ücretle 03.02.2016 tarihine kadar devam ettirdiğini, müvekkilinin haftanın 6 günü 08.00-19.00 saatleri arasında çalıştığını, çalışmaların çoğu kez bu saatleri aştığını, fazla çalışma ücretinin ödenmediğini, 2 hafta tatil gününün 1 gününde 08.00-17.00 saatleri arasında çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasının devam ettiğini, karşılığı ücretin ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın 24.05.2011-28.02.2014 tarihleri arasında dava dışı ... AŞ nezdinde çalıştığını, müvekkili Şirket nezdinde 01.03.2014- 04.02.2016 tarihleri arasında da kameraman olarak çalıştığını, davacının bu tarihler dışındaki çalışmasından müvekkili Şirketin sorumlu olamayacağını, davacının tüm hak edişlerinin ödendiğini, davacının müvekkili Şirketten aldığı en son ücretin 2.778,00 USD olduğunu, her gün 08.00-23.00 saatleri arasında 15 saat çalıştığını iddia etmiş ise de Yargıtayın yerleşik görüşüne göre günde 3 saati aşan fazla çalışma yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.12.2018 tarihli kararı ile; davalı tarafın davacının 24.05.2011 -28.02.2014 tarihleri arasında dava dışı ... AŞ nezdinde çalıştığı, davalı Şirket nezdinde 01.03.2014-04.02.2016 tarihleri arasında kameraman olarak çalıştığını beyan ettiği, ticaret sicil kayıtlarının sorgulanmasından her iki Şirketin aynı adreste bulunduğu, ortaklarının aynı kişiler olduğu ve tanık beyanları nazara alındığında davalıların ekonomik ve yönetsel bütünlük içerisinde olduğu anlaşıldığından aralarında organik bağ olduğu, bu nedenle hizmet süresinin birleştirildiği, buna göre davacının 25.05.2011-03.02.2016 tarihleri arasında çalıştığının kabul edildiği, davacıya yapılan ödemelere ilişkin banka dekontlarında ödemelerin "maaş+fazla mesai" şeklinde yapıldığı, banka hesap özetinden her ay sabit 3.750,00 USD'nin "maaş artı fazla mesai" açıklaması ile davacının hesabına havale edildiği, bu durumun davacının iddiası ile uyumlu olduğu, davalının ücret bordrolarını sunmadığı, bu nedenle 3.750,00 USD'nin bir kısmının fazla çalışma olduğu hususunun denetlenebilir olmadığı, tanık beyanı da dikkate alınarak davacıya elden avans olarak 1.250,00 USD verildiğinin kabulü ile davacının en son aylık ücretinin net 5.000,00 USD olduğu, davacı ile birlikte çalışan tanık beyanlarına göre fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacakları hesaplandığında indirim yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 25.12.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 24.10.2023 tarihli kararı ile; somut uyuşmazlıkta davalı tarafın cevap ve istinaf dilekçesinde yabancı hukukun uygulanması gerektiğini savunmadığı, hukuk seçiminin bu şekilde taraflarca açık ya da zımni şekilde yapılabileceği, davacı vekili istinaf isteminde davacı hakkında lehine olan Türkmenistan hukukunun uygulanmasını talep etmiş ise de dava dilekçesinde Türk hukukunu esas alarak fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacakları talebinde bulunduğu, Türk hukukunun uygulanması konusunda tarafların zımni anlaşma yaptığının kabulüyle İlk Derece Mahkemesinin Türk hukukuna göre verdiği kararın bu yönüyle yerinde olduğu, davacının yaptığı işin mahiyeti, kıdemi, tanık beyanları, aynı işkolunda faaliyette bulunan sendika yazı cevabı içeriği ve banka cevabı içeriği nazara alındığında davacının ücretinin bir kısmını avans olarak elden aldığı, aylık olarak yatan tutarlar arasında farklılık bulunduğu, bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporunda aylık yatan tutarların ortalamasının ücret olarak tespitinin dosya kapsamına uygun olduğu, davacının fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatilleri günlerinde çalıştığı, bu çalışmalarına karşılık gelen ücretin ödenmediği, İlk Derece Mahkemesince %40 oranında indirim uygulanmasının dosya kapsamına uygun olduğu, hakkın özünü zedeler mahiyette bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 24.10.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bakımından Türkmenistan hukukuna göre ulusal bayram ve genel tatil günlerinin belirlenmesi ve hesaplamada da bu hukuka göre %100 zamlı olarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğu, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına Devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanması gerekirken en yüksek banka mevduat faizinin yürütülmesine karar verilmiş olmasının da hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Somut uyuşmazlığa Türkmenistan hukukunun uygulanması gerektiğini, 2. Davacının ücretinin hatalı olarak belirlendiğini, 3. Davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacağının bulunmadığını, dosyada var olan bordro ve banka kayıtları ile bu alacakların ödendiğinin sabit olduğunu, davalıya karşı davası olan tanık beyanlarına göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, 4. Uygulanan indirim oranının yetersiz olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı ile hükmedilen faiz oranına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Davacı yararına takdir edilen 28.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/3809, K. 2025/5638, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-3809-e-2025-5638-k-98f2aed060bf