Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3483 E. 2025/4022 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3483
- Karar No
- 2025/4022
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/493 E., 2025/46 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... İnşaat Temizlik Nakliye Gıda Petrol San. Tic. Ltd. Şti, BSK Yapı Tekstil Gıda Turizm Madencilik San. Tic. Ltd. Şti. ve ... İnşaat Elektrik Yol Yapım ve Bakım Hizm. San. Tic. Ltd. Şti.nin (davalı Şirketler) oluşturduğu adi ortaklık ile müvekkilinin üyesi olduğu Yol, Yapı, İnşaat İşçileri (Yol-İş) Sendikası arasında toplu iş sözleşmeleri görüşmeleri sırasında Yüksek Hakem Kurulu tarafından 12.09.2019 tarihli ve 2019/255 Esas, 2019/398 Karar sayılı karar ile toplu iş sözleşmesinin uygulanmaya başlandığını, davacının sendika üyesi olduğunu, toplu iş sözleşmesinde düzenlenen alacakların işverence hiç ödenmediğini iddia ederek yemek yardımı, yakacak yardımı, bayram harçlığı, ikramiye ve ücret farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre itirazında ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, İdarenin ihale makamı olduğunu, davacının rutin yol bakım ve onarım ile kar ve buz mücadelesi yapılması işine ait ihale kapsamında çalıştığını, ihalenin yapım ihalesi olduğunu, İdarenin ihale makamı olarak hak ediş ilanları ile ilgili tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, husumet itirazları bulunduğunu, ortak girişimi oluşturan Şirketler ile İdare arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığından ve alacağa dayanak olan toplu iş sözleşmesinin tarafı olmadıklarından toplu iş sözleşmesinden kaynaklı ödeme yükümlükleri bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Şirketler vekili; müvekkili Şirketlerin merkezi ...’da olduğundan yetkili mahkemenin ... iş mahkemeleri olduğunu, zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacının ... işçisi olduğunu, davalı ... Müdürlüğün işçi temini ile davacıyı istihdam ettiğini, müvekkili Şirketlerin işçilik alacaklarından herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının çalıştığı işyerinin toplu iş sözleşmesi kapsamında kalmadığını, davacının sendika üyeliğinin devam edip etmediği, sona ermiş ise hangi tarihte sona erdiğinin tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafça talep edilen faiz türünü kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2023 tarihli kararıyla; davalı İdare ile diğer davalı Şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu, davacının sendika üyesi olduğu dikkate alındığında Yüksek Hakem Kurulu tarafından 12.09.2019 tarihli ve 2019/255 Esas, 2019/398 Karar sayılı karar ile yürürlüğe konulan davalı Ş.....İş Sendikası arasındaki toplu iş sözleşmesine göre işçilik alacaklarına hak kazandığı, davalıların da ödenmeyen işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle kapsama alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 20.03.2024 tarihli kararı ile; davalı Şirketler ile ... arasında imzalanan sözleşmenin rutin yol bakım, onarım ile kar ve buz mücadelesi işlerinin yerine getirilmesine ilişkin olduğu, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/7 hükmü dikkate alındığında davalı ... Müdürlüğünün asıl işveren sıfatıyla işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, davacının sendika üyesi olduğu ve üyelik tarihi de dikkate alındığında Yüksek Hakem Kurulu kararı ile davalı Şirketler ile dava dışı ... Sendikası arasında yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmesi kapsamında davacının talep konusu alacaklara hak kazandığı, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanunaaykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 20.03.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, arabuluculuk son tutanak tarihinden sonra muaccel olan alacaklara yönelik arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği dikkate alındığında bu dönem yönünden davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği, davalı İdare harçtan muaf olduğundan aleyhine harca hükmedilmesinin hatalı olduğu ve dava dosyasında birden fazla davalı olmasına ve yerinde olacak şekilde İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde davalıların ödenmeyen işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirtilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmında alacakların davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak mahiyette "davalıdan" tahsiline karar verilmiş olmasının da yerinde olmadığı gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı tarafından son tutanak tarihi sonrası için talep edilen alacak kalemleri yönünden arabuluculuk süreci tamamlanmadığından ilgili dönemin dava şartı yokluğundan reddine dair davanın kısmen kabulüne, hüküm altına alınan işçilik alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olup ayrıca davalı İdare de harçtan muaf tutulmuştur. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı İdare toplu iş sözleşmesinin tarafı olmadığından ilgili taleplerden sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığını, 2. Davacının İdare çalışanı olmadığını, İdarenin ihale makamı olduğundan davanın husumetten reddi gerektiğini, 3. Alacaklara yürütülen faizin başlangıç tarihinin ve oranının hatalı olduğunu, 4. Yargılama aşamasında yapılan hesaplamaların kabulüne olanak bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, bir kısım alacak miktarı için arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği, davalı Kurum aleyhine harca hükmedilip hükmedilemeyeceği ve alacakların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili hususlarına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.