Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3440 E. 2025/6924 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3440
- Karar No
- 2025/6924
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1949 E., 2025/4 K. DAVA TARİHİ : 19.03.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Batı 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/309 E., 2024/164 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Davalılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıların ...'da bulunan şantiyesinde 09.10.2016 - 31.07.2019 tarihleri arasında iş makinesi tamir ustası olarak aylık net 2.500,00 USD ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin, davacının siyanür zehirlenmesinden ve malerya hastalığına yakalanmasından kaynaklı olarak davalı işveren tarafından tek taraflı olarak sona erdirildiğini, işyerinde 86 gün çalışma ve sonrasında 14 gün planlı dinlenme yapıldığını, müvekkilinin fazla çalışma yaptığını, haftanın yedi günü ulusal bayram ve genel tatil günleri dâhil çalıştığını, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretinin ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı Tasfiye Hâlinde ... Madencilik Hizmetleri AŞ'nin davacının işe başladığı tarihte henüz kurulmadığını, bu nedenle uyuşmazlığın tarafı olmasının mümkün olmadığını, davacının yabancı şirket iştirakinin personeli olduğunu, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, hak etmiş olduğu tüm işçilik alacaklarının banka hesabına yatırıldığını, ödenmemiş ücret alacağı bulunmadığını, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, fazla çalışma karşılığı 3 aylık dönem için 16 gün izin verildiğini, yurda giriş ve çıkış yaptığını, yapılan fazla ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiği, ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğu, davacının belli bir dönem işyerinde çalıştıktan sonra Türkiye'de 2 hafta toplu olarak izin kullanmak suretiyle çalıştığı ve bu itibarla yıllık ücretli izinlerini kullandığı, Türkiye'de izinde geçirdiği sürelerin yıllık ücretli izin süresinden sayıldığı, son ücret bordrosunda yapılan ödemenin kıstelyevm usulü ile fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacaklarından mahsup edildiği, davalıların işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafça ihtilafa uygulanacak hukuka dair cevap dilekçesi ile itirazda bulunmadığından İlk Derece Mahkemesince uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasının yerinde olduğu, davacının Liberya'da davalı Şirketin altın maden ocağında 09.10.2016-08.04.2019 tarihleri arasında çalıştığı, ücretin net 2.500,00 USD olarak kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının Türkiye'de olduğu süreler dikkate alındığında bu dönemde işveren tarafından ücret ödemesi yapıldığından yıllık iznini kullandığı kabulünün yerinde olduğu, tanık anlatımları doğrultusunda fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil hesaplamasının ve bu hesaplamada yapılan indirim oranının dosya kapsamına uygun olduğu, davacıya ait son ücret bordrosunda "Basit Salary (temel Maaş)" açıklaması ile brüt 6.535,01 USD, "adjustment (tanzim)" açıklaması ile brüt 7.561,64 USD tahakkuk ettirildiği, söz konusu tutarların fesih tarihinden sonra 29.05.2019 tarihinde banka kanalı ile ödendiği, yapılan ödemenin mahsup edilmesinin isabetli olduğu, davalı taraf lehine hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderinde hata bulunmadığı, her iki davalı Şirket arasında organik bağın bulunduğu, Mahkemece hükmedilen işçilik alacaklarından adı geçen davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuş olmalarında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Hizmet süresinin eksik hesaplandığını, b. İş sözleşmesi devam ederken ücret alacağına yönelik yapılan bir kısım ödemenin mahsup edilmesini kabul etmediklerini, c. Giydirilmiş ve çıplak brüt ücret hesabının hatalı yapıldığını, d. Yıllık ücretli izin sürelerini aşan kısımların hafta tatilinden mahsup edilmesinin doğru olmadığını, e. Fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının eksik hesaplandığını, f. Vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının ücretinin hatalı belirlendiğini, b. Davacı ile menfaat birliği içerisinde olan tanık beyanlarına göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, tanıkların davacıyla birlikte çalıştıkları süreye oranla hesaplama yapılması gerektiğini, c. Fesih sonrası ve Türkiye’de geçirilen süreler için işverence yapılan ödemelerin mahsup edilmemesinin hatalı olduğunu, d. Yapılan indirim oranının düşük olduğunu, en az %50 oranında indirim yapılması gerektiğini, e. Fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti hesabının da hatalı yapıldığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; hizmet süresi, aylık ücret ve giydirilmiş ücret miktarı ile dava konusu alacakların ispat ve hesaplanmasına, davalıların bu alacaklardan sorumluluğuna, yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı giderinin temyiz edenlerden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.