Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3345 E. 2025/7128 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3345
- Karar No
- 2025/7128
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3936 E., 2024/4268 K. DAVA TARİHİ : 24.04.2019 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 38. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/735 E., 2024/661 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30.09.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2013-2018 yılları arasında, davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde sıhhi tesisat ustası olarak çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini, davacının davalı Şirkette her gün 07.00-19.00 saatleri arasında çalıştığını, hafta tatili kullanmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de hiçbir şekilde izin kullanmadığını, davacının son ücretinin saatlik net 12,50 Amerikan doları (USD) olduğunu, fazla çalışma, hafta sonu ve bayram çalışmaları yapmasına rağmen aylık ücretinin her ay sabit ödendiğini, fazla çalışmalarının ücretine eklenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, müvekkili Şirket yapılanması içerisinde davacıya ilişkin bir kayda rastlanmadığını, davacının yurt dışında çalıştığı göz önünde bulundurulduğunda ücretinin brüt ücrete çevrilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, davalı Şirket bünyesinde 24.07.2013-01.12.2018 tarihleri arasında aylık net 1.200,00 USD ücretle çalıştığı, ... mevzuatı uyarınca sözleşmesi feshedilen personele 2 aylık ücret tutarını geçmemek üzere tazminat ödeneceğinin hüküm altına alındığı, kanuna uygun olarak davacının 2 aylık ücreti tutarında kıdem tazminatı belirlendiği, ... mevzuatı uyarınca personelin işten çıkarılması durumunda bu durumun işçiye 2 ay önceden bildirilmesinin gerektiği yahut işçiye 2 aylık ücretinin ödenmesi gerektiği, davacıya tanınan ihbar önelinde bu 2 aylık sürenin geçmemiş olduğu, davacının 2 aylık ücreti tutarında ihbar tazminatı alacağına hak kazandığı, dinlenen tanık beyanları uyarınca davacının 6 günlük çalışma süresinde haftalık 9 saat fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı, davalı vekilinin ise kıdem ve ihbar tazminatı alacakları yönünden ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı def'inin, fazla çalışma ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları yönünden ise davaya karşı ileri sürülen zamanaşımı def'inin gözetilmediğine yönelik istinaf sebeplerinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeni esas hakkında hüküm kurumak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, b. ... Federasyonu İş Kanunu'nda zamanaşımı süresinin düzenlenmediğini, belirtilen sürelerin kesin nitelikte olmadığını, c. Davalı lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, d. Davacının son saat ücretinin net 12,50 USD olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, ücret miktarı ile vekâlet ücreti ve yargılama gideri noktalarında toplanmaktadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun tespiti bakımından yeni esaslar belirlenerek yabancı hukukun uygulanması yönünde içtihat değişikliğine gidilmiştir. Gerek Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin gerekse Dairemizin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davaların bir kısmında, benimsenen yeni görüş doğrultusunda yabancı hukukun uygulanması, davacı taraf aleyhine bazı olumsuz sonuçların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilmektedir. Bu sebeple Dairenin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davalarda, Mahkemece görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması nedeniyle ret kararı verilmesi hâlinde, davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı sonucuna varılmıştır. Somut uyuşmazlıkta davanın ... Federasyonu İş Kanunu'nun ilgili hükmü uyarınca kısmen reddine karar verilmesi isabetli ise de dava tarihinin 24.04.2019 olması ve davanın yabancı hukukun uygulanması sonucunda kısmen reddedilmiş olması karşısında, Dairenin önceki uygulamasına güvenerek dava açan davacı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi hakkaniyete aykırıdır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı Temyizi Yönünden Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, B. Davacı Temyizi Yönünden 1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (D) bendinin "2. Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Dairemizin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, karineye dayalı makul indirim (hakkaniyet indirimi) nedeniyle reddedilen alacak miktarı hariç olmak üzere, reddedilen toplam alacak miktarı üzerinden hesaplanan 72.209,49 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," şeklindeki (2) numaralı alt bendinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine, " 2-Davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına," ibaresinin yazılmasına, Hüküm fıkrasının (E) bendinin "2. Yargılama harçları hariç olmak üzere, davalı tarafından yapılan toplam 1.807,00 TL yargılama gideri üzerinden, tarafların davada haklılık oranları gözetilerek hesaplanan 1.608,23 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına," şeklindeki (2) numaralı alt bendinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine, "2-Davalı tarafından yapılan 1.807,00 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Davacı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.