Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3285 E. 2025/7127 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3285
- Karar No
- 2025/7127
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2600 E., 2025/296 K. DAVA TARİHİ : 17.11.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 60. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/32 E., 2024/236 K.
Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30.09.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 26.09.2008-20.07.2020 tarihleri arasında davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde kesintisiz olarak çalıştığını, davacının davalı işyerinde 08.00-19.00 saatleri arasında çalıştığını, bazı günler çalışmanın 20.00-21.00 saatlerine kadar sürdüğünü, çalışmalarının haftada 6 gün olduğunu ve nadiren haftada 7 gün çalıştığını, dinî bayramların 1. günü hariç bayram günlerinde çalışmaya devam ettiğini, Eylül 2014 ayı bordrosuna göre temel ücretin 3.500,00 USD olduğunu, davalı işverence Ekim 2014 tarihinden itibaren muvafakatname alınmadan bordroda ücretinin düşük gösterilmeye başlandığını, 3.500,00 USD olan temel ücretin 2.200,00 USD olarak gösterilmeye başlandığını ve üzerinin fazla çalışma ücreti ödeniyormuş gibi gösterilmeye başlandığını, toplam alınan ücretin 3.500,00 USD olarak gösterildiğini, 2014 Ekim ayı bordrosundaki değişim için muvafakatnamenin 2018 Ekim ayından itibaren geriye dönük ve 2014 Ekim tarihli olarak zorla imzalattırıldığını belirterek ücret farkı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirket çalışanı olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukukunun uygulanması gerektiğini, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının son ücretinin 2.200,00 USD olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesinde; çalışanın hakkının ihlal edildiğini öğrendiği veya öğrenmesi gerektiği günden itibaren 3 ay içinde bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için başvurma hakkına sahip olduğu ve bu maddede belirtilen sürelerin geçerli bir nedenle kaçırılması durumunda bu sürelerin mahkeme tarafından tekrar başlatılabileceği hükmünün bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ilâmında, davacının yurt dışında çalıştığı ve dosyada bulunan sözleşmede sözleşmeden doğan uyuşmazlıklara çalışan ülke hukukunun uygulanacağının taraflarca kararlaştırıldığı ve hukuk seçimi anlaşması yaptıkları görülmekle seçilen ülke hukukunun uygulanması gerekçesi ile Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verildiği, bu karar doğrultusunda yabancı hukuk uygulanmasına ilişkin 07.03.2024 tarihli bilirkişi raporu alındığı ve yabancı hukuk gereğince alacakların tespit edilip davacı vekiline 13.03.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilince bilirkişi raporu doğrultusunda talep arttırım dilekçesi sunulduğu, yabancı hukuk konusunda alacakların tespitinin uzmanlık ve teknik bilgiyi gerektirdiği, dolayısıyla yabancı hukuk açısından tespit edilen davacının hakkının niteliği ve kapsamı ile varsa ihlalin miktarını öğrenebileceği en erken tarihin yabancı hukuk uygulanmasına ilişkin bilirkişi raporunun tebliği tarihi olmakla, dava tarihinin 17.11.2020 tarihi olduğu değerlendirildiğinde, davacının dava tarihi itibarıyla yabancı hukuk uygulanmak suretiyle davaya konu alacak miktarlarını tespit edebilmesinin mümkün olmadığı ancak bilirkişi raporu ile belirlenebildiği, buna göre dava ve ıslah tarihi itibarıyla Rus hukukuna göre davacının başvuru süresinin geçmediği, davacının personel kısım şefi pozisyonunda çalıştığı, dosya içeriğinde bulunan 15.09.2014 tarihli davacıya hitaben yazılan dilekçede: "26/09/2008 tarihinden bu yana şirketimizin ...'da yapımını üstlendiği projelerde şu an 3500 USD ücretle personel kısım şefi olarak çalışmaktasınız. Dünya genelinde yaşanan ekonomik krizin etkisi ile petrol fiyatlarındaki düşüşün ... ekonomisine yansımaları ve Ruble'nin Dolar karşısında değer kaybetmesi nedeni ile müteahhitlik anlaşmaları çerçevesinde ...'da iş yapan şirketimizin devamlılığını sağlayabilmesi için bazı ekonomik önlemleri alması gerekmiştir. Söz konusu ekonomik konjonktür nedeniyle iş sözleşmelerinin feshinin önüne geçilebilmesi ve iş ilişkisinin devam ettirebilmesi için, alınan önlemlerin yanında, ücretlerin de yeniden gözden geçirilmesi zorunluluğu hasıl ekonomik gelişmeler karşısında USD cinsinden belirlenen ücretinizin, Ekim ücretlerinin ödeneceği Kasım 2014 tarihinden itibaren uygulanmak kaydıyla, aylık 2200 USD olarak ödenmesi zorunluluğu doğmuş bulunmaktadır. Ekim 2014 tarihi itibariyle ücretinizin aylık 2200 USD olarak düzenlenmesine ve ödenmesine ilişkin muvafakatinizi 22. Madde kapsamında değerlendirilmek kaydıyla işbu belge altına derç etmenizi rica ederiz." içeriğinin bulunduğu, dilekçe altına davacının el yazısıyla "Ücretimin Ekim 2014 tarihinden 2.200 USD olarak ödenmesine muvafakat ediyorum. ... 15/09/14 imza" şeklinde rızasının bulunduğuna dair beyan eklediği, böylece davacının ... Federasyonu İş Kanunu'nun 57. maddesi gereğince ücretinin düşürülmesine muvafakat ettiği, davacının çalıştığı pozisyon itibarıyla attığı imzanın sonuçlarını bilebilecek bilgi ve birikiminin bulunduğu, ayrıca dilekçe altına attığı imzanın da dilekçe tarihinden daha önceki bir tarihte atıldığı ve irade fesadıyla geriye dönük tarihli imza atıldığına yönelik iddiasını dosya kapsamında ispatlayamadığı, bu nedenle ücret alacağı talebinin reddine karar verildiği, dosya kapsamında 2015 yılı Kasım ayı itibarıyla imzalı ücret bordroları bulunduğu, tahakkuk olan dönemlerin dışlanması, diğer dönemler yönünden tanıkların davacı ile menfaat birliği içinde oldukları, bu nedenle beyanlarına itibar edilmediğinden hafta tatili ve fazla çalışma ücreti alacakları taleplerinin de reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ... Federasyonu İş Kanunu'nun 57. maddesi gereğince ücretinin düşürülmesine muvafakat ettiği, davacının dilekçe altına attığı imzanın da dilekçe tarihinden daha önceki bir tarihte atıldığı ve irade fesadıyla geriye dönük tarihli imza atıldığına yönelik iddiasını dosya kapsamında ispatlayamadığı, davacının ücret alacağı talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ve hafta tatili ücreti talep ettiği, ispat yükünün davacıda olduğu, davacı tanıklarının davalı işverene karşı açtıkları davalarının olduğu, davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarına ancak başka delillerle desteklenmesi hâlinde itibar edilmesinin mümkün olduğu, davacı tanıklarının beyanlarının başka bir delille desteklenmediği, dolayısıyla davacının ispat yükünü yerine getiremediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Anayasa Mahkemesine yapılan iptal kararının sonucunun beklenmesi gerektiğini, 2. Davacının davalı işyerinde aylık 300 saat fazla çalışma yaptığını, bir an için puantaj kayıtlarındaki tahakkukların doğru olduğu kabul edilse bile davacının ayda en az 20 saat fazla çalışma yaptığını, 3. Davacının ücretinin 3.500,00 USD olduğunu, bu ücretin davalı işveren tarafından ücret bordrolarında gizlendiğini, bu ücretin 2.200,00 USD olarak düşük gösterildiğini ve fazla çalışma ödeniyormuş gibi gösterilmeye başladığını, toplamda ödenen tutarın 3.500,00 USD'ye getirildiğini, 4. Davacının muvafakatnameyi iradesi dışında imzaladığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i ve dava konusu alacakların ispatı noktalarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Öncelikle ... Federasyonu İş Kanunu'nun mahkemeye başvurma sürelerinin düzenlendiği 392. maddesinde sözü edilen sürelerin Dairemizce daha önce bazı kararlarda hak düşürücü süre olduğu belirtilmişse de yeniden yapılan değerlendirmede; bu sürelerin zamanaşımı süresi niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır. İlk Derece Mahkemesince söz konusu sürelerin hak düşürücü süre olarak nitelendirilmesi hatalıdır. ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesinde 03.07.2016 tarihinde yapılan değişiklikle mahkemeye başvuru için zamanaşımı süresi 1 yıl olarak belirlenmiştir. Somut olayda; davacının iş sözleşmesinin, söz konusu Kanun değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten sonra, 20.07.2020 tarihinde sona erdiği dikkate alındığında, uyuşmazlıkta 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu anlaşılmaktadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve yukarıdaki ilave gerekçeye göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.