Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3022 E. 2025/5035 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3022
- Karar No
- 2025/5035
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/559 E., 2025/45 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 49. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/704 E., 2022/119 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 26.06.2006-29.01.2021 tarihleri arasında davalı yanında çalıştığını, emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını, davalı tarafından müvekkiline haber verilmeksizin, bir kısım evrakla birlikte ihtiyari arabuluculuk tutanakları imzalatıldığını, tutanağın incelenmesinde; başvurucunun müvekkili olduğunun belirtildiği, sürecin başladığı ve bittiği tarihin 29.01.2021 tarihi olduğunun görüldüğünü, tutanakta belirtilen .......... ... No.lu telefon hattının müvekkiline ait olmadığı ve bu hatla arabulucu ile herhangi bir telefon görüşmesinin yapılmadığını, tutanakta; müvekkilinin arabulucu ile farklı şehirlerde olmasına rağmen tutanağın müvekkiline imza için gönderildiği, imza sonrası müvekkilinin bir nüshayı arabulucuya iade ettiği, arabulucunun da imza kontrolü sonrası bir nüshasını işverene gönderdiğinin belirtildiğini, ancak tutanağın görüşmenin başladığı ve bittiği tarihle aynı tarihte tanzim edildiğini, müvekkilinin emeklilikten kaynaklı birtakım hak ve alacaklarını almasının engellenmesi adına ihtiyari arabuluculuk tutanağı tanzim edildiğini belirterek 29.01.2021 tarih ve 2021/21761 No.lu ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalı Şirket arasında 29.01.2021 tarih ve 2021/21761 No.lu ihtiyari arabuluculuk tutanağının tanzim edildiğini, söz konusu tutanak gereğince davacıya gerekli ödemelerin yapıldığını, davacıya toplam 18.902,58 TL ödeme yapıldığını, davacının emeklilik nedeniyle başvurusu üzerine taraflar arasında ihtiyari arabuluculuk tutanağının tanzim edildiğini, görüşmenin telekonferans yoluyla yapıldığını, arabulucunun davacı ile özel olarak görüşmeyi istemesi üzerine davacının kendi üzerine kayıtlı herhangi bir hattı olmadığını belirttiğini, bunun üzerine Şirket telefonundan arabulucu ile görüşebileceğinin belirtildiği....... No.lu telefondan arabulucu ile davacının görüştüğünü ve görüşme sonucu taraf taleplerinin tutanak hâline getirildiğini, ardından tutanağın davalı tarafından imzalandığını, aynı gün imza için kargolandığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işçilik alacakları konusunda arabuluculuk tutanağının düzenlendiği tarih, tutanak ve ibra beyanının içeriği dikkate alındığında arabuluculuk tutanağının tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri bir zamanda uyuşmazlık konusu olmadan ve işçinin başvurusu bulunmadan ibra niteliğinde düzenlendiği, tutanak tarih ve içeriği itibarıyla arabuluculuğa ve niteliği itibarıyla cebri icraya elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının özlük dosyası içerisinde, davacı tarafından el yazısı ile yazılan tarihsiz iş sözleşmesini 29.01.2021 tarihi itibarıyla emeklilik nedeni ile feshettiğini bildirir dilekçenin yer aldığı, ilk oturum tutanağında davacının il dışında olması nedeni ile ...... No.lu telefondan telekonferans yöntemiyle görüşmelere katıldığı, işveren vekilinin ise arabulucunun adresinde hazır olduğu ve görüşmenin saat 13.30'da başladığının belirtildiği, iş sözleşmesini 29.01.2021 tarihinde fesheden ve ...da ikamet ettiği anlaşılan davacının aynı gün İstanbul adresinde yer alan arabulucuya başvurmasının ve davalı işveren vekilinin de saat 13.30 itibarıyla başladığı belirtilen ilk oturumda arabulucunun adresinde hazır olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ilk oturum tutanağında davacının telekonferans yöntemi ile görüşmeye katıldığı belirtilen 0530 ... No.lu telefon hattının davacıya ait olmadığı, insan kaynakları çalışanı olduğunu beyan eden davalı tanıklarının davacının emekli olacağını beyan ederek emeklilik evrakını getirmesi üzerine işten ayrılış evrakını önüne koyarak imzalamasını istediklerini, davacının imzaladığını, işten ayrıldığı gün davacının Şirket yetkilisinin telefonu ile arabulucu ile telekonferans yöntemi ile görüştüğünü beyan ettikleri, emeklilik nedeni ile iş sözleşmesini fesheden davacıya işverence ibraname niteliğinde ihtiyari arabuluculuk anlaşma tutanağı imzalatıldığının anlaşıldığı, buna göre İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne dair kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde: 1. Davacının başvurusu ile arabuluculuk görüşmelerinin başladığını, 2. Davacının üzerine kayıtlı telefon numarası bulunmaması nedeniyle, bilgisi dâhilinde Şirket telefonundan görüşme sağlandığını, 3. Mahkemece tutanakta yazılı telefon numarasına ilişkin araştırma yapılmadığını, ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ihtiyari arabuluculuk tutanağının geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.