Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/2633 E. 2025/6742 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2633
Karar No
2025/6742
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/838 E., 2024/2930 K. DAVA TARİHİ : 24.07.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 52. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/246 E., 2023/703 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin Kuveyt'te bulunan şantiyesinde kalıpçı ustası olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, ücret, yol ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkili Şirket ile dava dışı ... İnşaat ... Şirketi arasında iş hukuku anlamında organik bağ bulunmadığını, müvekkili Şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının talepleri hakkında Kuveyt hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının tüm işçilik alacaklarının eksiksiz olarak ödendiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının çalıştığı yer hukuku olan Kuveyt hukukuna göre hazırlanan bilirkişi raporunda; davacının Kuveyt'te çalışması nedeniyle 2010 tarihli ve 6 sayılı Kuveyt Özel Sektör İş Kanunu'na göre yapılan hesaplamaların nazara alındığı, bu Kanun kapsamında davacının ödenmemiş alacaklarının tespit edildiği, davacının iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının husumet itirazının yerinde olmadığı, Kuveyt iş hukukuna göre hesaplama yapılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Husumet itirazlarının bulunduğunu, 2. Ay bazlı mahsup işlemi yapılmasının hatalı olduğunu, davacının herhangi bir alacağı bulunmadığını, tüm alacaklarının her ay tahakkuk ettirilerek ödendiğini 3. İş sözleşmesinin istifa ile sonlandığını, ihbar tazminatı kabulünün hatalı olduğunu, Kuveyt hukukuna göre davacının kıdemi üç yıldan az olduğundan istifa hâlinde kıdem tazminatına da hak kazanamayacağını, 4. Davacının tüm ücret alacaklarının eksiksiz ödendiğini, bakiye ücret alacağı bulunmadığını, 5. Çıkış ayında davacıya "Diğer Ödemeler" başlığı altında yapılan ödemenin davacının kullanmadığı yıllık izinlerine dair ödeme olduğunu, bu ödemenin yıllık izin ödemesi olarak kabul edilip mahsubu gerekirken, aksi yönde karar verilerek yıllık izin ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 6. "Diğer Ödemeler" başlığı altında yapılan ödemenin yıllık ücretli izin alacağı olarak kabul edilmemesi hâlinde ise yerleşik içtihatlara göre muaccel olan alacak kalemlerinden muacceliyet sırasına göre mahsup işlemi yapılması gerekirken, yapılan ödeme mahsup edilmeyerek davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verildiğini, 7. Kuveyt hukuku mevzuatında alacaklara işletilecek faizle ilgili yasal bir düzenleme bulunmamakla beraber, bu hususun araştırılmadığını, Kuveyt Devleti islami kurallarla yönetildiğinden faiz hükmü bulunmamasının doğal olduğunu, bu sebeple yasal bir düzenleme olmadan işletilen faizlerin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; husumet, ücret miktarı, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı, hüküm altına alınan alacakların ispatı ve hesaplama yöntemi, mahsup ile faiz konularına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/2633, K. 2025/6742, T. 22.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-2633-e-2025-6742-k-b24d5bcab4a5