Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/2268 E. 2025/6784 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2268
Karar No
2025/6784
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3779 E., 2024/4094 K. DAVA TARİHİ : 16.05.2018 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 55. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/589 E., 2024/516 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde ambar şefi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiğini, çalıştığı sürece işyerinde fazla çalışma yaptığını, ayda iki hafta tatili gününde çalıştığını, Ramazan ve Kurban bayramlarının birinci günü ile yılbaşında bir gün istirahat ettiğini, diğer günlerde çalıştığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının müvekkili Şirket yapılanması içerisinde kaydına rastlanmadığını, dosya kapsamından ve davacının beyanlarından davacının çalıştığı yerin yurt dışı olduğunun açık olduğunu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 2. maddesi uyarınca kanunlar ihtilafı kurallarının ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukukun uygulanması gerektiğini, davacının çalıştığı yer mevzuatının uygulanmasını talep ettiklerini, davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ...'da çalıştığı, taraflar arasında çalışılan ülke hukukunun uygulanacağına dair iş sözleşmesi hükümlerinin bulunduğu, cevap dilekçesi ile Türk hukukunun uygulanamayacağının davalı tarafça savunulduğu, somut olayda ... iş hukukunun uygulanması gerektiği, davalı tarafın zamanaşımı def'inde bulunduğu, iş sözleşmesinin fesih tarihinin 01.05.2015 olduğu, işbu davanın 16.05.2018 tarihinde açıldığı dikkate alındığında davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun tespiti bakımından yeni esaslar belirlenerek yabancı hukukun uygulanması yönünde içtihat değişikliğine gidildiğinden, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davaların bir kısmında, benimsenen yeni görüş doğrultusunda yabancı hukukun uygulanması davacı taraf aleyhine bazı olumsuz sonuçların ortaya çıkmasına sebebiyet verebileceğinden Dairenin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davalarda, davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesindeki sürelerin dava tarihi itibarıyla geçtiği bu itibarla İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı tarafın cevap dilekçesinde dava konusu işçilik alacaklarına 5 yıllık zamanaşımı uygulanması gerektiğini öne sürerek itirazda bulunduğunu, bu kapsamda tarafları lehine usuli kazanılmış hak doğmuş olup usuli kazanılmış haklarının korunması gerektiğini, 2. Dava konusu uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanması gerektiğini aksi kanaatte ise yabancı hukuktaki zamanaşımı düzenlemesinin uygulanmasının hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, 3. ... hukukunda zamanaşımı sürelerinin yeniden başlatılmasına ilişkin hâkime takdir yetkisi verilmiş olup sürelerin yeniden başlatılması gerektiğini, 4. Davalı işverenin işbu uyuşmazlığın Türk hukuku hükümleri uygulanarak çözüme kavuşturulması hususunda seçimlik hakkını kullandığını, 5. Davacı aleyhine hakkaniyet gereği arabuluculuk masrafına hükmedilmemesi gerektiğini ayrıca taraflarınca yapılan yargılama giderlerinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i, davanın süresinde açılıp açılmadığı ve yargılama giderine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/2268, K. 2025/6784, T. 23.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-2268-e-2025-6784-k-df6c9a5e479b