Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/1947 E. 2025/4319 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1947
- Karar No
- 2025/4319
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2203 E., 2024/3348 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 46. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/1277 E., 2024/171 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ücretinin düşürüldüğünü, bundan dolayı ücret farkı, ikramiye farkı, ilave tediye farkı alacaklarının bulunduğunu, ayrıca davacının pandemi döneminde davalı Bakanlık tarafından yayımlanan Genelge çerçevesinde 10 ve 15'er günlük nöbetler ile yirmi dört saat kapalı sistem çalıştığını, bu çalışma şeklinde fazla çalışma yapıp ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatillerinde çalıştığını ve gece çalışması yaptığını ancak bu çalışmalara ilişkin zamlı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacakları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili, gece zammı ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ücretinin sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra da ilgili düzenlemeler uyarınca eksiksiz ödendiğini, davacının ücret farkı ile buna bağlı ilave tediye ve ikramiye alacakları ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, gece zammı ücreti alacaklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kadroya geçiş esnasında işçi ile işveren arasında imzalanan iş sözleşmesinde asgari ücretin belli bir oranı seviyesinde ücret ödeneceği kararlaştırılmamışsa, kadroya geçiş esnasında belirlenen ücrete 01.01.2019 tarihinden itibaren %4 artış uygulanmasının yerinde olduğu, davacının 31.12.2018 tarihli ücretine 01.01.2019 tarihinden itibaren toplu iş sözleşmesinde belirlenen %4'lük artışın uygulandığı ve ödendiği görülmekle, davacının fark ücret, fark ikramiye, fark ilave tediye alacaklarının yerinde olmadığı değerlendirilerek bu taleplerinin reddine karar verildiği, davacı vekilinin davalı işyeri kayıtları dışında, işyeri çalışma düzeni ile ilgili bir iddiası bulunmayıp davalı işyeri kayıtlarına dayandığı, bu çerçevede dosyaya kazandırılan işyeri kayıtları, günlük devam çizelgeleri ve puantaj kayıtları ve toplu iş sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak yapılan hesaplamanın denetime elverişli olduğu bilirkişi raporunun hükme dayanak tutulduğu, buna göre mevcut çalışma düzenine göre ve vardiya listelerinde günlük çalışma süresinin 8 saat olduğunun belirtildiği, haftalık çalışmasının 45 saati aşmadığı, fazla çalışmasının bulunmadığı, davacının çalışma düzeninin hafta içi gündüz mesaisi şeklinde düzenlendiği, bu nedenle gece zammı alacağının bulunmadığı, vardiya listeleri ve puantajlara göre hafta içi günlerde çalıştığı, hafta sonu çalışmasının bulunmadığı, ayrıca çalışılan ulusal bayram ve genel tatil günlerinin bordrolarda tahakkuk ettirilerek ödendiğinin anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut uyuşmazlıkta, davacı işçinin kadroya alınması ile birlikte işverenle imzalanan iş sözleşmesinde davacıya asgari ücretin belli bir oran fazlası olarak ücret ödeneceğine dair bir hüküm bulunmadığı, taraflar arasındaki iş sözleşmesinde davacının asgari ücretin belirli oran fazlası ücret almasını gerektirir bir düzenleme yapılmadığından, davacının asgari ücretin belirli oran fazlası ücret alması gerektiğine ilişkin iddiasının yasal dayanağı bulunmadığı, dosya kapsamına celbedilen vardiya çizelgeleri, puantajlar, bordrolar ile işyeri evrakından, davacının kronik rahatsızlığı nedeniyle Covid-19 tedbirleri kapsamında idari izinli sayıldığı, 24 saat vardiyalı sisteme dâhil edilmediği, mevcut çalışma düzeninde ve vardiya listelerinde günlük çalışma süresinin 8 saat olduğunun belirtildiği, haftanın 5 günü 9 saati aşmayan çalışma süreleri dikkate alınarak haftalık çalışma süresinin 45 saati aşmadığı, davacının mesaisinin gündüz mesaisi şeklinde düzenlendiği, gece çalışması bulunmadığı, hafta sonu çalışması yapıldığına ilişkin bilgi ve belge olmadığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde yapılan çalışma karşılığı ücretlerin ödendiği anlaşılmakl;, davacının puantaj kayıtlarına göre fazla çalışması, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ve gece zammı alacaklarının bulunmadığı sabit olup bu alacakların varlığını ispata yarar başkaca delil de bulunmadığından bu alacak istemlerinin reddine karar verilmiş olmasının hukuka uygun olduğu, bordrolarda yer alan tahakkukların hesaplanan alacak toplamı üzerinden mahsup yapılmasında hata bulunmadığı, hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunun usul ve kanuna uygun olduğu gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bilirkişi raporunda toplu iş sözleşmesinin uygulanmasında hata yapıldığını, zira 31.10.2020 tarihine kadar toplu iş sözleşmesi uyarınca fazla çalışma alacağı ücreti noktasında saatlik ücretinin %60 zamlı hâli ile hesaplandığını, anılan tarih sonrası ise 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uyarınca saatlik ücretinin %50 zamlı hâli ile hesaplanmasının hatalı olduğunu, davacının dayanışma aidatı ile toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalanıp faydalanmadığı noktasında gerekli inceleme yapılmadan eksik incelemeyle hüküm tesis edildiğini, 2. Davacının çalıştığı Kurum bakıma muhtaç kişilerden oluşmakta olup anılan süreç içerisinde aynı çalışma isteminde devam edildiğinin kabulünün olağan akışa aykırı düşeceğini, zira bakıma muhtaç kişilerin günün her saati ihtiyaç karşılama görevinin devam ettiğini, aralıksız çalışılamayacağı gibi bir yaklaşımın bu işyerlerinde mümkün olmayacağını, bakıma muhtaç engelliler, yaşlılar ve çocuklar olup nöbet sırasında bunların bir an bile yalnız bırakılamayacaklarını, tek kişi olarak nöbet tutan işçinin birden fazla kişinin bakımında belli bir saat diliminde uyumasının da söz konusu olamayacağını, 3. Davacının ücretinin kadroya geçirilmeden önce asgari ücretin belirli bir oran fazlası üzerinden belirlendiğini, ayrıca fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları ile gece zammı alacaklarına ilişkin hesaplamaların hatalı yapıldığını, davacı işçiye günlük 11 saati geçen gündüz çalışmalarının ve gece 7,5 saati geçen gece çalışmalarının karşılığı ile haftalık 45 saati aşan ve yılda 270 saati geçen fazla çalışmaların karşılığı ödenmediği gibi pandemi nedeniyle 10-14-7 günlük aralıksız çalışmaları karşılığında yaptığı çalışmalar karşılığı hafta tatili ücretinin de ödenmediğini, 4. Mahsubun ilgili olunan aydan yapılması gerekirken toplam alacak üzerinden uygulanan mahsup işlemiyle yapılan hesaplamanın hükme esas alınmayacağını, 5 Ücret, ilave tediye, ikramiye alacağı yönünden; davacının ücretinin davalı işveren tarafından hiçbir dayanağı olmaksızın düşürüldüğünü, belirsiz süreli bireysel iş sözleşmesinde açıkça ücret kararlaştırılmadığı gerekçe gösterilerek ücret farkı, ikramiye farkı ve ilave tediye farkı alacaklarının reddedildiğini, ancak davacının kadroya geçmeden önce ihale şartnamesinde yazılı olduğu üzere asgari ücretin yüzde oran fazlasıyla çalışmakta olduğunu, aynı koşullarda ve ihale sözleşmesinden en ufak bir fark ve düzenleme olmaksızın % ibaresi konulmak suretiyle aynı ücret üzerinden kadroya geçtiğini ve ücretinin rızası olmaksızın düşürülmesinin açıkça kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacaklarının bulunup bulunmadığı ve fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve gece zammı ücreti alacaklarının ispat ve hesaplanması hususlarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.