Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2017/7825 E. 2018/11406 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2017/7825
- Karar No
- 2018/11406
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; müvekkilinin, davalıya ait işyerinde 2011 yılı Nisan ayından 20.11.2013 tarihine kadar kesinli olmak üzere toplamda 26 ay çalıştığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ve işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek; kıdem tazminatı ile maaş, fazla mesai, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı şirket yekilisi; davacının iddalarının gerçeği yansıtmadığını, ...yanında çalıştığı dönemlerin şirketleri ile ilgisi olmadığını, 20.11.2013 tarihinde eşinin hastalığı nedeni ile izin istediğini ancak geri dönmediğini, ...'da belediyede işe girdiği bilgisi alınınca 31.12.2013 tarihinde sigortası ve ilişiğinin kesildiğini, davacının işi bırakmasından sonra hesaplarda yapılan incelemede zimmetine para geçirdiğinin tespit edildiğini, davacının kıdeminin 1 yılın altında olduğunu, fazla mesai yapmadığını ve genel tatillerde çalışmadığını savunmuştur. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Karar süresinde davalı şirket temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. E) Gerekçe: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının; a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini, b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini, c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini, d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını, e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi, içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı). Mahkemenin gerekçeli kararında; dava ve cevap dilekçeleri özetlendikten sonra yargılama sürecinde yapılan işlemler açıklanmış (nerelere müzekkere yazıldığı ve cevap verilip verilmediği, hangi tarihte ıslah ve cevaba cevap dilekçesi verildiği, dosyanın bilirkişiye gönderildiği v.b.) ve tanık beyanlarına aynen yer verildikten sonra "Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davanın işçinin açtığı alacak davası niteliğinde olduğu, incelenen bilirkişi raporunda, dosyaya giren belge ve beyanların usul ve yasaya uygun değerlendirilerek, gerekçeli olarak doğru hesaplamalarla sonuca ulaşıldığı, raporun bu haliyle hükme esas alınabileceği, davacının davasını ispatladığı anlaşıldığından davanın kabulü yönünde aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir." şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne karar verildiği saptanmıştır. Mahkemece, tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar ortaya konulmadığı gibi, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller tartışılıp değerlendirilmemiş ve sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri açıklanmamıştır. Sadece bilikişi raporuna atıf yapmakla yetinildiği gibi gerekçenin sonunda soru işaretlerine yer verilmiştir. Sonuç olarak Mahkemenin kararının T.C. Anayasası’nın 141. ve 6100 sayılı HMK'nun 297. maddelerinin aradığı anlamda bir gerekçe içermediği anlaşılmakla, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. F)SONUÇ: Temyiz olunan kararın açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 22.05.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.