Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2010/5714 E. 2012/16061 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/5714
Karar No
2012/16061
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Davacı, ücret, ücret faizi ve fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacının İstemi: Davacı, davalı işveren yanında 11.10.2004 tarihinde makine mühendisi olarak net 3.000 USD maaşla işe başladığını, ve 06.12.2004 tarihinden itibaren ... da bulunan iş yerinde çalışmaya devam ettiğini, maaşlarını düzenli alamadığı için 13.08.2005 tarihinde iş aktini İş Kanunu 24/e maddesine göre feshettiğini belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak; fazla çalışma ücreti alacağı, ücret alacağı, geç ödenen ücret alacağına ilişkin ücret faizini davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalının Savunması: Davalı, davacının makine mühendisi olarak çalışırken istifa ettiğini, davacının işten istifa ettiği tarihten sonra 3 ayrı tarihte gereken tüm ödemelerin bankaya yapıldığını, hatta son ödemenin fazladan yapıldığını, davacının 23.06.2005 – 03.07.2005 tarihleri arasında ücretsiz izin kullandığını, fazla mesainin her zaman yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkeme Kararı: Mahkeme ; toplanan deliller doğrultusunda davacının ; fazla mesai çalışma alacağı, ücret faizi alacağı taleplerini kabul etmiş, ücret alacağı talebini ise davalı işveren tarafından ödendiğini belirterek reddine karar vermiştir. Temyiz: Karar süresi içerisinde taraflarca temyiz edilmiştir. Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- İşçiye, işyerinde çalıştığı sırada ara dinlenmesi verilip verilmediği ve süresi konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. İşçinin günlük iş süresi içinde kesintisiz olarak hiç ara vermeden çalışması beklenemez. Gün içinde işçinin yemek, çay, sigara gibi ihtiyaçlar sebebiyle ya da dinlenmek için belli bir zamana ihtiyacı vardır.

İşçinin günlük iş süresi içinde kesintisiz olarak hiç ara vermeden çalışması beklenemez. Gün içinde işçinin yemek, çay, sigara gibi ihtiyaçlar sebebiyle ya da dinlenmek için belli bir zamana ihtiyacı vardır. Ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanununun 68 inci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az onbeş dakika, dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedibuçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. İş Kanununun 63 üncü maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi onbir saati aşamayacağından, 68 inci maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok onbir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde onbir saate kadar olan (onbir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saatten fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir. İşçi, ara dinlenme saatinde tamamen serbesttir. Bu süreyi işyeri içinde ya da dışında geçirebilir. İşyerinde geçirmesi ve bu süre içinde çalışmaya devam etmesi durumunda ara dinlenmesi verilmemiş sayılır. Ancak işçi işyerinde kalsa bile, ara dinlenmesi süresini serbestçe kullanabilir, bu süre içinde çalışmaya zorlanamaz. Ara dinlenmesi için ücret ödenmesi gerekmez. Ancak, bu süre işçiye dinlenme zamanı olarak tanınmamışsa, işçinin normal ücretinin ödenmesi gerekir. Bu sürenin haftalık 45 saati aşan kısmını oluşturması halinde ise, zamlı ücret ödenmelidir. Ara dinlenme süreleri kural olarak aralıksız olarak kullandırılır. Ara dinlenmesinin kullandırılması zorunlu ise de, bunun kullanılacağı zamanı belirlemek işverenin yönetim hakkıyla ilgilidir. İşçilerin tamamı aynı anda ara dinlenme zamanını kullanılabileceği gibi, belli bir plan dahilinde sırayla kullanmaları da mümkündür. Ancak ara dinlenme süresinin, işe, ara dinlenme süresi kadar geç başlama veya aynı süreyle erken bırakma şeklinde kullandırılması doğru olmaz. Ara dinlenme süresinin günlük çalışma içinde belli bir zamanda amaca uygun şekilde kullandırılması gerekir (Yargıtay 9.HD. 17.11.20 08... /35281 E, 2008/30985 K.). İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, ara dinlenmelerinin iklim, mevsim, yöredeki gelenekler ve işin niteliğine göre yirmidört saat içinde kesintisiz oniki saat dinlenme süresi dikkate alınarak verileceği hükme bağlanmıştır. Değinilen maddenin birinci fıkrasında ise, ara dinlenme süresinin çalışma süresinden sayılmayacağı açıklanmıştır. Somut olayda davacının fazla mesai yaptığı gerek bilirkişi raporunda , gerekse mahkeme kararında tanık ifadelerine göre kabul edilmekle birlikte ara dinlenmenin ilke kararı doğrultusunda 1,5 saat yerine 2,5 saat olarak alınması hatalıdır. 3-Öte yandan davacının ayda 2 Pazar günü çalıştığı davacı tanık ifadesi ile doğrulanmasına rağmen bu talebe binaen fazla mesai alacağı hesaplanırken hesaplamalara dahil edilmemesi ve raporun bu anlamda denetime elverişli olmaması da hatalıdır. 4-Davacının 23.06.2005 – 04.07.2005 tarihleri arasında ücretsiz izne ayrıldığına dair dosya içerisinde belge olmasına rağmen bu süreye ait fazla mesai ücreti hesaplaması yapılarak hüküm altına alınmıştır. Mahkemece bu kayıtların taraflara gösterilerek beyanları alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece davacının günlük ve haftalık çalışma süreleri, ara dinlenmelerini gösterir şekilde denetime elverişli rapor ya da ek rapor aldırılarak davacının fazla çalışma süresi ve fazla çalışma alacağının hesaplanması gerekirken denetime elverişli olmayan rapor doğrultusunda eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.

5-Her ne kadar ücret alacağı konusunda dava açıldıktan sonra davacıya ödeme yapıldığı dikkate alınarak davacının bu konudaki talebinin konusuz kalması nedeniyle "karar verilmesine yer olmadığına "dair hüküm kurulması gerekirken reddine karar verilmesi hatalı ise de bu konuda davanın açılmasına davalı taraf sebebiyet verdiği anlaşıldığından davacı lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken konusuz kalan kısım için davalı lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmeside hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/5714, K. 2012/16061, T. 08.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2010-5714-e-2012-16061-k-a921cb19e029