Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2026/3350 E. 2026/5048 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2026/3350
Karar No
2026/5048
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2663 E., 2026/178 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın üzerine atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın mağdurun ailesi ile aralarında husumet bulunduğuna dair iddiasının araştırılmadığına, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair delil bulunmadığına, sanığın eyleminin sarkıntılık aşamasında kalabileceğine, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen cezanın teşdiden tayin edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, takdiri indirim uygulanması gerektiğine, sanığın tahliyesine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

III.GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hüküm kısmında suçun çocuğa karşı ve silahla işlendiği kabul edilmesine karşın, kanun maddesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109/3-a,f yerine yalnızca 109/3-f olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Karar Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Bölge Adliye Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mağdurun vücuduna temas ederek belli bir yoğunluğa ulaşmamış, devamlılık göstermeyen, ani, kısa süreli ve kesik hareketlerle ve cinsel dürtü ile işlenen, cinsel davranışlar sarkıntılık düzeyinde kalırken; "cinsel bölgelere veya organlara doğrudan hedef seçerek temas etmek", “çıplak vücut üzerinde yapılan” cinsel davranışlar cinsel istismarın temel şeklini oluşturup, failin cinsel davranışlarını önceden tasarlaması, cinsel davranışların tatmin sağlayacak şekilde veya uzun süre devam ettirilmesi, mağdurun vücudunun fail tarafından hâkimiyet altına alınması, fiilin devamına engel olan harici bir sebepten dolayı devam edememesi veya cinsel hareketlerini "cebir veya tehdit kullanarak icra etmesi" cinsel istismarın temel şeklini oluşturacağı dikkate alındığında, sanığın olay günü mağdurun tişörtünden tutup pantolonunu indirmesini isteme şeklinde gerçekleştirdiği iddia ve kabul edilen eylemin fiziksel temas içermesi nedeniyle sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturacağı ancak eylem sırasında sanığın bıçağı mağdurun boynuna doğru tuttuğu anlaşıldığından eylemin kül halinde suçun temel şekli olan çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1-1.c uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde aynı Kanun'un 103/1-1.c, 103/4, 35. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Karar Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2026/3350, K. 2026/5048, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2026-3350-e-2026-5048-k-a16279a88a78