Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/8171 E. 2024/6405 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8171
Karar No
2024/6405
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 103/6, 109/1, 109/3-f, 109/5, 53/1 maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararıyla mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun değişiklinden önceki 5237 sayılı Kanun'un 103/1-a delaletiyle 103/1, 62/1 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109/1, 109/3-f, 109/5, 62/1 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sanığın üzerine atılı suçların unsurlarının oluşmadığına, sanığın katılan mağdureyi öpmesinin sadece vedalaşırken gerçekleşen cinsel saikle olmayan bir öpme olduğuna ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Üst hadden ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise "Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez" hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda Mahkemece olayın tek tanığı konumunda bulunan katılan mağdurenin duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip, bunun mümkün olmaması halinde ise Savcılıkta kaydedilen görüntüleri duruşmada hazır bulunanlarca izlenip sanık ile müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Sanık ile katılan mağdurenin kısa bir süre önce tanışmaları, sanığın katılan mağdurenin kendisini on sekiz yaşından büyük tanıttığı yönündeki savunması ile katılan mağdurenin sanığa kendisinin on sekiz yaşında olduğunu söylediğine ilişkin beyanı birlikte değerlendirildiğinde, kayden 08.07.1999 doğumlu olup, suç tarihi itibarıyla on dört yaş içerisinde bulunan katılan mağdureye ait mernis doğum tutanağı getirilerek resmî kurumda doğup doğmadığı araştırılıp, doğmadığının belirlenmesi halinde yaş tespitine esas olacak kemik grafilerinin çektirilmesinin ardından içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınıp, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş sorularak katılan mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanması, katılan mağdurenin on beş yaşını bitirmediğinin belirlenmesi veya resmî kurumda doğduğunun tespiti halinde ise; sanığın aşamalardaki savunması, katılan mağdurenin beyanları ile tüm dosya içeriği nazara alınarak olayda 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının da tartışılmasından sonra karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuş olup, bu nedenle Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdure vekili ile sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/8171, K. 2024/6405, T. 26.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-8171-e-2024-6405-k-9e7798b4fc19