Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/7976 E. 2024/149 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7976
- Karar No
- 2024/149
- Karar Tarihi
... MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/197 E., 2015/136 K. MAĞDURE : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; kayden 04.01.1996 doğumlu olup İlk Derece Mahkemesinde ifadesinin alındığı 21.07.2011 tarihli duruşmada on beş yaşından büyük olan mağdurenin olaydan dolayı suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, mağdure vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu ve suça sürüklenen çocuk müdafiince yapılan itirazın mahallinde değerlendirildiği anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yönünden; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan kamu davasında yapılan yargılaması sonucunda, Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2011/197 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararı ile mevcut deliller değerlendirilerek suça sürüklenen çocuk hakkında mağdurenin rızasıyla bir kez organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girdikleri kabul edilerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Hükme karşı başvurulması gereken kanun yollarının yanlış gösterildiğine, suçun manevi unsurlarının oluşmadığına, kararın bozulması talebine ve sair hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Kayden 04.01.1996 doğumlu olup İlk Derece Mahkemesinde ifadesinin alındığı 21.07.2011 tarihli duruşmada on beş yaşından büyük olan mağdurenin olaydan dolayı suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, vaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden Suça sürüklenen çocuk hakkında mağdureye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynı Kanun'un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itirazı kabil olup temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve esasen bu hususta mahallinde itiraz merciince karar verildiği anlaşıldığından, söz konusu karara yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir. C. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Mağdurenin duruşmada alınan beyanında, suça sürüklenen çocuğun kendisinin yaşını bilmediğini belirtmesi karşısında suça sürüklenen çocuğa mağdurenin suç tarihindeki yaşını bilip bilmediğinin de sorularak 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken yetersiz ve eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine muhalefet edilmesi, Suça sürüklenen çocuğun mahkemece savunmasının alındığı 30.09.2014 tarihli celse itibariyle on sekiz yaşını doldurduğu halde 5271 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin birinci fırkasına aykırı olacak şekilde duruşmanın açık mı yoksa kapalı mı yapıldığının belirtilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi, Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Hakkında Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2011/197 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararırına yönelik mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçu Hakkında Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2011/197 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ncı maddeleri gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçe ile uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi. ...