Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/6282 E. 2023/4796 K. – Çocuğun Nitelikli

Konu: Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/6282
Karar No
2023/4796
Karar Tarihi
Konu
Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/119 E., 2015/57 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2015 tarihli ve 2012/119 Esas, 2015/57 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2018 tarihli Tebliğnamesinde sanık hakkındaki hükmün, hükümlerden önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinde yer alan çocuğun cinsel istismarına karşı suçun ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gözetilerek, lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması gerektiği bu hususun dikkate alınmayarak kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olduğu gerkçesiyle "Bozulması" yönünde görüş bildirilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, mağdurenin yaşının tespitine dair alınan raporların yetersiz olduğuna ve gerçek yaşın belirlenmesi için yeniden rapor alınması gerektiğine, 5237 sayılı Kanun’da düzenlenen hata halinin tartışılması ve sanığın mağdurenin yaşı konusunda kaçınılmaz hataya düşmesi nedeniyle hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık ile mağdurenin resmi olarak evlenip bu evliliklerinin devam ettiğine, mağdure bakımından açılan yaş tahsisi davasında mağdurenin kayıtlı yaşının alınan rapor doğrultusunda düzeltilmesi nedeniyle mağdurenin suç tarihinde on beş yaşını doldurduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, her ne kadar sanık, mağdurenin yaşının büyük olduğunu zannettiğini, nüfus cüzdanını görmediğini ve temyiz dışı sanık ...'de mağdurenin 1992 yılında doğduğunu beyan etmiş ise de, mağdurenin Ege Üniversitesinden alınan raporuna göre 21.04.1999 doğumlu olabileceği, Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulundan alınan raporunun ise nüfusta kayıtlı olduğu 21.04.1997 doğumlu olmasını teyit etmesi nedeniyle mağdurenin yaşının büyük olduğu yönündeki beyanlara itibar edilmeyerek sanık ...'un on beş yaşından küçük mağdureyle rızasıyla birden fazla cinsel ilişkide bulunmak suçunu işlediği kanaatine varıldığı görülmüştür. IV. GEREKÇE Sanığın aşamalarda mağdurenin yaşını büyük bildiği yönündeki savunmaları, temyiz dışı sanıklar Fadimaana ile Üçler'in savunmaları, mağdurenin babası temyiz dışı sanık ...'in mağdurenin nüfusa geç kaydettirildiğine ilişkin beyanları, mernis doğum tutanağı, mağdurenin UYAP üzerinden temin edilen nüfus kaydında yaşına dair 21.04.1997 olan eski kaydın yaş tashihi davası ile düzeltilerek 21.04.1997 olarak yazıldığının görülmesi ve bu kayda esas İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.05.2015 tarihli 2015/110 Esas 2015/167 Karar sayılı kararı ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, olay tarihinde mağdureyle düğün yaparak gayrı resmi olarak evlendikten sonra cebir veya tehdit olmaksızın cinsel ilişkiye giren sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunduğu nazara alınıp, buna göre eylemin aynı Kanun'un 104 üncü maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu ve mağdurenin şikayetçi olmadığı gözetilerek kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2015 tarihli ve 2012/119 Esas, 2015/57 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçe ile uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/6282, K. 2023/4796, T. 05.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-6282-e-2023-4796-k-3e8c3b1a690e