Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/6078 E. 2024/4036 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/6078
- Karar No
- 2024/4036
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/197 E., 2015/1 K. Katılan mağdure vekilinin temyiz isteğinin incelenmesinde; kovuşturma evresinde ifadesinin alındığı 23.07.2014 tarihli duruşmada on beş yaşını ikmal eden katılan mağdurenin babası olan sanık ...'den şikayetçi olmadığını beyan etmesi ve hükümden sonra verdiği 14.07.2016 tarihli dilekçe ile sanık ... hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği bildirmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin sanıklar İbrahim ve Remzi hakkında kurulan hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR 1. Sanıklar Resul ve Murat hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu işledikleri, sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve şantaj suçlarını işlediği ve sanık ...'nin fuhuş suçunu işlediği iddiasıyla ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.01.2015 tarihli ve 2014/197 Esas, 2015/1 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık ...'ın, 2011-2012 yılları arasında katılan mağdure ile farklı zamanlarda iki kez olmak üzere vajinal yoldan cinsel ilişki yaşadığı, sanık ...'ın 2013 yılı Kasım ayı ile 2014 yılı Şubat ayları arasında cinsel organını katılan mağdurenin cinsel bölgesine sürttüğü, oral yoldan cinsel ilişki yaşayarak dudaklarından öpüp göğüslerini okşadığı, katılan mağdurenin babası sanık ...'nin de arkadaşı olan sanık ...'un eylemlerini gerçekleştirmesine aracılık edip maddi menfaat temin ettiği, sanık ...'in 2012 yılının Temmuz ayından itibaren katılan mağdure ile vajinal yoldan cinsel ilişki yaşayıp son olarak 22.04.2014 günü katılan mağdureye ait çıplak fotoğrafları ifşa tehdidi ile katılan mağdure ile cinsel ilişki yaşadığının kabulü ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanıklar İbrahim ve Murat hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 43, 62 ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında şantaj suçundan 5237 sayılı Kanun'un 107/2, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Kanun'un 104/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında fuhuş suçundan 5237 sayılı Kanun'un 227/1, 227/5, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ve 740TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmî onama, kısmî bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Sanık ...’un, katılan mağdureye karşı eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki olarak kabulü karşısında sanık ...’nin eyleminin anılan suça iştirak kapsamında olabileceğine ancak fuhuş suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığından anılan suçtan kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Sanıklar açısından alt sınırdan ceza tayini ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, diğer sanıkların eylemlerinin çocuğun cinsel istismarı olarak kabulüne karşın sanık ...’un eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçu olarak kabulünün hatalı olduğuna ilişkindir. C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Sanığın 2012 yılı Ağustos ayından 2013 yılı ortalarına kadar askerlik vazifesini yerine getirmesi karşısında atılı suçu işleyemeceğinin gözetilmediğine, iç beden muayanesine dair alınan raporda belirtilen zaman aralığının sanık için geçerli olmadığına, zaman bakımından sanığın istikrarlı anlatımlarına karşın katılan mağdurenin her aşamada çelişkili anlatımlarda bulunduğuna, katılan mağdurenin soyut ve çelişkili beyanları dışında mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. D. Sanıklar İbrahim ve Resul Müdafiinin Temyiz İsteği Şikâyet yokluğundan sanık ... hakkında düşme kararı verilmesi gerektiğine, katılan mağdurenin sanık ... açısından çelişkili anlatımlarda bulunduğuna, soyut mahiyetteki katılan mağdurenin beyanları dışında mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, ilgili suçta yapılan değişiklikler gözetilerek sanıklar hakkında lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. E. Sanık ...'nin Temyiz İsteği Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir. III. GEREKÇE A. Sanıklar İbrahim ve Remzi Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde Kovuşturma evresinde ifadesinin alındığı 23.07.2014 tarihli duruşmada on beş yaşını ikmal eden katılan mağdurenin babası olan sanık ...'den şikâyetçi olmadığını beyan etmesi ve hükümden sonra verdiği 14.07.2016 tarihli dilekçe ile sanık ... hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği bildirmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin sanıklar İbrahim ve Remzi hakkında kurulan hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan, Sanık ... Hakkında Fuhuş Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Mağdure Vekili, O Yer Cumhuriyet Savcısı, Sanık ... Müdafii ve Sanık ...'nin Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptanarak eylemlerine uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin ve temel ceza tayinine dair gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Sanık ... Hakkında Şantaj Suçundan, Sanık ... Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Mağdure Vekili, Sanık ... Müdafii ve Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde 1. Sanık ...'in yargılama konusu şantaj suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 107/2. maddesi delaletiyle birinci fıkrası uyarınca ve sanık ...'un yargılama konusu reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun zamanaşımı süresi yönünden lehe sayılan 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 104/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 07.01.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. 3. Yukarıda belirtilen nedenle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. D. Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Mağdure Vekili ve Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde 1. Katılan mağdurenin sanık ... ile 2011 ile 2012 yılları arasında görüştüğünü beyan etmesine karşın sanığın aşamalardaki savunmalarında istikrarlı surette katılan mağdure ile 2013 yılının Ağustos ayı itibariyle görüşmeye başladığını beyan etmesi karşısında tespit edilecek suç tarihine göre kayden 06.07.1998 doğumlu olup hastane doğumlu olan katılan mağdurenin yaşının suçun vasfına etki edeceği gözetilerek sanık ile katılan mağdurenin ifadeleri sırasında kullanımlarında bulunduklarını beyan ettikleri hatlara dair belirtilen tarihleri kapsayacak şekilde arama, aranma ve mesaj kayıtları, sinyal aldığı baz istasyonu bilgilerini içerir HTS kayıtları ile sosyal medya uygulamaları üzerinden yapılan görüşmelere dair kayıtlar vb. delillerin temini, tarafların tanışmasına aracılık ettiği beyan olunan tanık Sümeyye Kandemir'in beyanının alınması buna göre suç tarihinin tespitinden sonra sonucuna göre suçun hukuki vasfının nitelendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kabul ve uygulamaya göre de; 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan ''Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir'' şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulamayacağı gözetildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 16.04.2014 tarihli iddianamenin anlatım ve sevk maddelerine göre sanık ...'ın eylemini farklı zamanlarda gerçekleştirdiğinden bahisle bahisle kamu davası açılıp müsnet suçun zincirleme şekilde işlendiğine dair iddianamede herhangi bir anlatımda bulunmadığı halde müsnet suçtan belirlenen temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi ile arttırılması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Yukarıda belirtilen nedenlerle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR A. Sanıklar İbrahim ve Remzi Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan mağdure vekilinin vaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan, Sanık ... Hakkında Fuhuş Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Mağdure Vekili, O Yer Cumhuriyet Savcısı, Sanık ... Müdafii ve Sanık ...'nin Temyiz İstekleri Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle; Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.01.2015 tarihli ve 2014/197 Esas, 2015/1 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili, o yer Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkında Şantaj Suçundan, Sanık ... Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Mağdure Vekili, Sanık ... Müdafii ve Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle; Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.01.2015 tarihli ve 2014/197 Esas, 2015/1 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ile sanıklar İbrahim ve Resul müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, D. Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Mağdure Vekili ve Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenlerle; Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.01.2015 tarihli ve 2014/197 Esas, 2015/1 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ile sanık ... müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2024 tarihinde karar verildi.