Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/5634 E. 2023/6045 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/5634
Karar No
2023/6045
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/70 E., 2015/198 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanığın temyiz isteği yönünden; sanığın 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinde belirlenen bir haftalık kanuni süre geçtikten sonra temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır. Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2015 tarihli ve 2015/70 Esas, 2015/198 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında teşebbüs aşamasında kalan nitelikli cinsel saldırı suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, 35 inci maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.05.2018 tarihli ve 14-2015/359931 sayılı, kısmî onama, kısmî bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Katılan ve mağdurun iddiası dışında mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, katılanın iddia konusu eylemin vahametine rağmen sanığın yanından ayrılıp ertesi gün şikâyet hakkını kullanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, mağdur hakkında alınan adlî raporların yetersiz olduğuna ve yaşadığı çevre üzerinden araştırma yapılarak ruhsal rahatsızlığının tespitinin gerektiğine, mağdurun beyanlarının çelişki barındırması sebebiyle hükme esas alınamayacağına, suçun hukuki nitelendirmesinde hataya düşündüldüğüne ve organ sokma suretiyle işleneceğini gösterir delil bulunmadığına, keşif yapılmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık ile orta derecede zeka geriliği bulunan mağdurun, aynı köyde yaşamaları sebebiyle aralarında uzun zamandır tanışıklık bulunduğu, olay günü adı geçenlerin sanığa ait tek odadan ibaret kulübede bulundukları sırada sanığın, mağdurun alt kıyafetlerini indirip kendi kıyafetlerini indirdiği sırada mağdurun ağabeyi olan katılan ...'ın kulübenin bulunduğu tarladan ekin toplamak üzere anılan mahalle gitmesi ile kulübenin penceresinden alt giysileri inik vaziyette olan sanığın, aynı durumda olan mağdurun kalça kısımlarına dokunduğunu görmesi üzerine olaya müdahil olduğu ve ertesi gün içinde durumu kolluk kuvvetlerine bildirdiği iddiasıyla görülmekte olan yargılama neticesinde mahkemesince mağdur hakkında alınan adli raporlarda olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağı ve bu zeka geriliğinin fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olmasına mani olacak mahiyet ve derecede olduğu, mevcut olan zeka geriliğinin kendisini tanıyanlarca anlaşılabileceğinin bildirilmesi ve kovuşturma aşamasında zihinsel engelinden ötürü sağlıklı şekilde ifade veremeyen mağdurun sorulan sorulara yönelik tek kelime ya da bir kaç kelimden oluşacak şekilde cevaplar verebildiğinin görülmesi ve "pantolonunu kim çıkardı" şeklindeki soruya "bu çıkardı" şeklindeki cevabı ile huzurda bulunan sanığı işaret ederek göstermesi, sanığın inkara dayalı savunmada bulunması, görgüye dayalı şahitliği bulunan katılanın anlatımları ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığın savunmanın cezadan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilmekle sanığın eylemleri sabit görülmekle mahkûmiyetine dair hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanığın Temyiz İsteğinin İncelenmesinde Sanığın yüzüne karşı verilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık süre geçtikten sonra 12.10.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmakla sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde 1. Teşebbüs Aşamasında Kalan Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış olup, bu kapsamda hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Katılanın 16.04.2015 tarihinde Mahkemesinde alınan ifadesinde sanık ile mağdurun birlikte kulübeye girdikleri ana, eşinin şahit olduğunu beyan etmesi karşısında adı geçen şahsın kimlik bilgisinin tespiti ile olaya dair bilgi ve görgüsüne dair tanık sıfatıyla beyanının alınarak dosya kapsamındaki mevcut delillere göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden 1. Teşebbüs Aşamasında Kalan Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle; Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2015 tarihli ve 2015/70 Esas, 2015/198 Karar sayılı kararında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle; Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2015 tarihli ve 2015/70 Esas, 2015/198 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/5634, K. 2023/6045, T. 09.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-5634-e-2023-6045-k-628c55873e26