Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/5359 E. 2023/6396 K. – Reşit Olmayanla
Konu: Reşit Olmayanla Cinsel İlişki
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5359
- Karar No
- 2023/6396
- Karar Tarihi
- Konu
- Reşit Olmayanla Cinsel İlişki
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/55 E., 2014/301 K. SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/7151 Esas sayılı iddianamesi ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2014 tarihli ve 2014/55 Esas, 2014/301 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.03.2018 tarihli ve 14-2015/154654 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdurenin beyan ve ikrarlarının değişik aşamalarda verilmiş olduğunu ve tutarsız olduğunu, sanığın soyut ikrarı dışında, yüklenen suçu işlediğini somut bir olgu olarak ortaya koyan, her türlü şüpheden uzak, yasal ve yeterli herhangi bir kanıtın da bulunmadığı nazara alındığında hükmedilmesi gereken kararın beraat olduğunu, mağdurenin iddiaları nazarında adli tıp raporu alınmış ve yüksek dairece görüleceği üzere anatomik olarak bakire olduğu, yani ilişkiye girmediğinin ortaya çıktığını, zikredilen raporun suçun işlenmediğine dair somut delil vasfında olduğunu, buna rağmen Mahkemece sadece tarafların beyanı nazara alınarak sonuca ulaşılması ve suç işlendiğine dair hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, bu yönüyle müvekkili hakkında kurulması gereken hüküm beraat olmalıyken, şikayet yokluğu sebebiyle davanın düşmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, oluşan deliller nazarında kanaatin doğru olduğu ve bu nedenle verilen kararın hukuka uygun olduğu kabul edilse dahi; reşit olmayanla rızasıyla cinsel ilişkide bulunma suçunun takibi şikayete bağlı olduğundan öncelikle sanığa şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği hususunun sorulması ve bu doğrultuda sonuca ulaşılması gerektiğini, yapılan yargılamada sanığa böyle bir husus sorulmadan davanın düşmesine karar verildiğini, bu sebeple verilen kararın usulden de bozulması gerektiğini, zire isnat edilen suçlama sebebiyle 1.5 ay cezaevinde tutuklu kalmış bulunan müvekkiline kendini aklama fırsatı verilmediği, bu nedenle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, düşme yönünde verilen yerel mahkeme hükmünün, hukuka aykırı olduğu hususlarına yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemenin Kabulü Her ne kadar, Adli Tıp Kurumu İstanbul Şube Müdürlüğünün 24.11.2013 tarihli ve 25753 sayılı raporunda, mağdure ...'nun muayenesinde; hymen etli, esnek yapıda, fevhasının ilişki esnasında duhule müsait olduğu, saat kadranına göre 10 hizasında kaideye varmayan doğal çentik 12 ve 2 hizasında dilsi yapı bulunduğu kişinin halen anatomik bakire olduğu tespit olunmuş ise de, mağdure ...'nun 23.11.2013 tarihli emniyet aşamasında ve 09/01/2014 tarihli savcılık aşamasındaki avukat huzurundaki ifadelerinde sanık ... ile birden çok kez rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğine dair beyanları ve sanık ...'in 24.11.2013 tarihindeki Bakırköy 22. Sulh Ceza Mahkemesindeki sorguda mağdure ile rızasıyla 4-5 kez cinsel ilişkiye girdiklerine dair ifadeleri dikkate alındığında sanık ... ile mağdure ...'nun Mahkeme aşamasındaki ilişki boyutunu sürtünme düzeyinde niteleyerek organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girmediklerine dair beyanlarının sanığı suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik olduğu kanaatine varılarak bu ifadeleri kısmi tevilli ikrar olduğu kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Dosyaya getirilen Mernis (Doğum) tutanağı içerisinden mağdurenin doğum şeklinin (diğer) olarak belirtilmesine ve mağdure hakkında Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi'nin 14.08.2014 tarih ve 6438 sayılı rapor içeriği dikkate alındığında mağdurenin yaşının 5271 sayılı Kanun'un 218 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ay ve gün baki kalmak kaydıyla 10.06.1996 olarak düzeltilmesine karar verilmiş olduğu dikkate alınarak, sanığın suç tarihi itibariyle 15 yaşını bitiren ve anatomikmen bakire olan mağdurenin rıza dahilinde birden çok vajinal yoldan cinsel ilişki kurduğu, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 31 inci maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiği ancak bu suçun 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin sekizinci fıkrasına göre şikayete bağlı olduğu mağdurenin şikayetinden vazgeçtiği dikkate alınarak cinsel istismar suçundan açılan davanın düşürülmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında yargılama konusu eylem için, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile aynı maddenin dördüncü fıkrası gereği 5 yıl 4 ay olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. Aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 06.04.2014 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir. 3. Yukarıdaki bentlerde açıklanan nedenle Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2014 tarihli ve 2014/55 Esas, 2014/301 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.