Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/4600 E. 2023/5311 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4600
- Karar No
- 2023/5311
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/181 E., 2014/388 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, cinsel taciz HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.02.2011 tarihli ve 2011/2709 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan mağdure sayısınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, 2. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.12.2014 tarihli ve 2011/181 Esas, 2014/388 Karar sayılı kararı ile sanığın, a) Mağdure Melek'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 103 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Mağdure Kübra'ya yönelik cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.01.2018 tarihli ve 14-2015/37613 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi Sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, mağdurelerin kovuşturma aşamasındaki beyanlarında sanığın atılı suçları işlemediğine dair anlatımlarda bulunduklarına, tanık ...'in beyanlarında savunmayı teyit ettiğine, sanığın atılı suçlardan beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkemece ''Mağdure ...'ın 14/04/1995 d.lu, olduğu, mağdurenin sanığın ablası olan müşteki ...'ın kızı olduğu, diğer mağdure ...'ın 13/09/1996 d.lu olduğu, mağdurenin sanığın ablası müşteki ... ...'ın kızı olduğu, sanığın mağdure ...'ın on yaşında olduğu bir dönemde mağdureye yönelik cinsel içerikli davranışlarda bulunduğu, sanığın pantolonunu indirerek cinsel organını dışarıya çıkararak mağdureye gösterdiği, mağdurenin elinden zorla tutarak sanığın kendi cinsel organını mağdureye tutturduğu, sanığın eylemini belirli zaman aralıkları içerisinde tekrar ettiği, sanığın diğer mağdure ...'a yönelik mağdurenin sekiz yaşında olduğu bir dönemde mağdureye yönelik cinsel davranışlarda bulunduğu, sanığın cinsel organını dışarıya çıkararak mağdureye gösterdiği, sanığın eylemini belirli zaman aralıkları içerisinde tekrar ettiği,...'' şeklindeki kabul ile atılı suçlardan hükümler kurulduğu anlaşılmıştır. 2. Deliller; savunma, mağdureler ve şikayetçilerin beyanları, tanık anlatımları, Adli Tıp Kurumu İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 20.11.2013 tarihli raporu, bilirkişi raporları, adli görüşme tutanakları ile kolluk kuvvetlerince tutulan araştırma tutanaklarından ibarettir. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Gerekeçeli karar başlığındaki suç tarihinin 22.01.2011 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. B. Sanık hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hüküm yönünden 1.Oluşa uygun kabule göre sanığın işlediği cinsel taciz suçunun, 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 16.12.2014 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR A. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.12.2014 tarihli ve 2011/181 Esas, 2014/388 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.12.2014 tarihli ve 2011/181 Esas, 2014/388 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.