Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/4397 E. 2023/6752 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4397
Karar No
2023/6752
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/301 E., 2015/30 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî incelenmeksizin iade, kısmî onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen "Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz." şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 22.06.2012 tarihli iddianamesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır. 2. Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2012 tarihli ve 2012/680 Esas, 2012/452 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun eylemi parmak sokmak suretiyle cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları olarak değerlendirilerek görevsizlik kararı verilmiştir. 3. Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2014 tarihli ve 2012/312 Esas, 2014/75 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci ve altıncı fıkraları, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci ve beşinci fıkraları, üçüncü fıkrasının (f) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4. Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 22.10.2014 tarihli ve 2014/4617 Esas, 2014/11485 Karar sayılı kararı ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik sair temyiz itirazlarının reddine, ancak hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar bölümünün yeniden düzenlenmiş olup; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden ise Mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelendiği ancak 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması konusunda yapılan değerlendirmede suça sürüklenen çocuğun ilerde suç işlemekten kaçınacağı yönünde olumlu kanaat oluşmadığının belirtildiği, ilerde suç işlemekten kaçınmaya vurgu yapan bu koşulun erteleme müesesesi için de öngörülen koşul olmasına karşın çelişki oluşturacak şekilde 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin uygulanıp 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde yer alan ve daha lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının salt bu gerekçeyle uygulanmamasına karar verilmesinin kanuna aykırı olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2015 tarihli ve 2014/301 Esas, 2015/30 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ...'ın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekillerinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğinin dosyadaki deliller ile sabit olduğuna, suça sürüklenen çocuk hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Verilen kararın bozulması ve suça sürüklenen çocuk lehine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay tarihinde altı yaşında olan mağdurenin on yaşındaki ablası tanık N.P ile 05.06.2012 günü ikamet etmekte oldukları evlerinin önünde oynadıkları topun o mevkiide bulunan tamirat halindeki pansiyonun bahçesine düşmesi üzerine mağdure ve tanığın topu almak için bahçeye girdikleri, çocukların yurdun bahçesine girdiklerini gören suça sürüklenen çocuğun bir şekilde mağdureyi pansiyonun içine soktuktan sonra bir odaya götürüp orada mağdurenin dudaklarından öptüğü, eli ile de eşofmanının içinden cinsel organına dokunduğu, daha sonra mağdureyi bu pansiyonun banyo kısmına götürdüğü ve banyonun kapısını kapattığı ve mağdurenin eşofmanını indirmeye başladığı, bu sırada mağdurenin ablası olan tanığın pansiyonun içinde mağdureyi aramaya başladığı, tanığın kardeşine seslendiğini duyan suça sürüklenen çocuğun banyonun kapısını açtığı, tanığın mağdureyi külodu giyinik olup eşofmanı inik vaziyette gördüğü, çocukların olay günü korktuklarından dolayı durumu kimseye anlatmadıkları, ertesi gün mağdurenin başından geçenleri abisine anlatması üzerine olayın ortaya çıktığı Mahkemece kabul edilmiştir. Suça sürüklenen çocuğun hükümden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri gereğince yapılan değerlendirmede, 6545 sayılı Kanun ile değişik 103 üncü maddesinin suça sürüklenen çocuğun lehine olduğu kanaatine varılmıştır. IV. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden Suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen "Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz." şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır. B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, suça sürüklenen çocuk müdafiinin kanun yolu başvurusu itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle, Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2015 tarihli ve 2014/301 Esas, 2015/30 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan mağdure vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan mağdure vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/4397, K. 2023/6752, T. 25.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-4397-e-2023-6752-k-a48c5c07204c