Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/26843 E. 2025/2870 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/26843
Karar No
2025/2870
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1893 E., 2021/1273 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü : I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bilecik Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun cinsel organını katılan mağdurun poposuna soktuğu kabul edilen olayda atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk hakkında aynı kabulle takdiri indirim hükümleri uygulanmak suretiyle atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, suça sürüklenen çocuğun cezai ehliyetinin bulunmadığının dosyadaki raporlar ile sabit olduğunu, özel eğitim aldığını, başka bir dosyadaki tanık ifadesine Mahkemesince itibar edilmediğini, Adli Tıp Kurumu tarafından yeterli muayene yapılmadığını, katılan mağdurun beyanlarının çelişkili olduğunu, çevresinde sevilmemesi ve kötü bağımlılıkları olması nedeniyle suça sürüklenen çocuk ve tanıklara karşı husumet beslediğini, rehber öğretmenince katılan mağdurun zaman zaman yalan söylediğinin ifade edildiğini, başka kişilerce de istismara uğradığını, suça sürüklenen çocuğun ikinci savcılık ifadesinin uzman bilirkişi bulunmaksızın alelacele baskı ve korku altında alındığını beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Katılanlar ve Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, suça sürüklenen çocuğun müsnet suçlardan üst sınırdan indirim uygulanmaksızın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan üst sınırdan takdiri indirim uygulanmaksızın cezalandırılması ve lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-b maddesinde yer verilen "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı nazara alındığında hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, vaki temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığı anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. IV. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii, katılanlar Arzu ve Şaban ile katılan mağdur vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında suça sürüklenen çocuk müdafii, katılanlar Arzu ve Şaban, katılan mağdur vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bilecik Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/26843, K. 2025/2870, T. 14.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-26843-e-2025-2870-k-426f82416bcf