Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/26732 E. 2025/5688 K. – Çocuğun Nitelikl
Konu: Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/26732
- Karar No
- 2025/5688
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2495 E., 2018/1744 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın on beş yaşından küçük mağdure ile farklı zamanlarda organ sokmak suretiyle ilişkiye girmesi nedeniyle atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın mağdurenin yaşını bilmediğinden mevcut olayda kast unsurunun bulunmadığı bu nedenle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanık hakkında takdiri indirim uygulanmaksızın alt sınırdan uzaklaşılarak sanığın daha ağır bir cezaya mahkum edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE Sanığın kolluk dışındaki diğer ifadelerinde mağdurenin on altı yaşında olduğunu bildiği şeklindeki savunmaları ile tanık beyanları dikkate alındığında suçun oluşumuna etkisi bakımından mağdure duruşmada hazır edilerek, suça sürüklenen çocuğa yaşı hususunda beyanda bulunup bulunmadığının sorulması ve mağdurenin duruşma esnasındaki fiziki görünümünün saptanması sonrası bir bütün halinde 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının tartışılması gerekirken eksik ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2025 tarihinde karar verildi.