Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/2672 E. 2023/4392 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/2672
Karar No
2023/4392
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/104 E., 2014/297 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2014 tarihli ve 2014/104 Esas, 2014/297 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca erteli 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 ncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca erteli 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.07.2017 tarihli ve 14-2014/409937 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle; beraat kararı verilmesi gerekirken suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, ceza kanununda yer alan indirimlerin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının uygulanmadığını, kararın bozulmasını talep etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince; "Tüm dosya kapasımı ile; SSÇ nin mağduru olay günü inşaata götürdüğü, İnşaatın ikinci katında üstünü çıkarttığı, mağdura 5- TL para verdiği, cinsel organını mağdurun anüsüne sürttüğü, olayı söylememesi için tehdit ettiği anlaşılmakla; Mağdurun olayı önce kimseye anlatmadığı, sonrasında komşusu ve akrabası olan tanık ... ***'a anlattığı, onun da olayı mağdurun babasına anlattığı, Tanık ... *** ın beyanında ... benim akrabam olur, ... ...'yi de tanırım, ... olay adliyeye yansımadan önce ... ...'nin kendisini zorla inşaata götürdüğünü ve 5-TL para verdiğini, inşaatta kendisiyle ilişkiye girdiğini ve olayı kimseye anlatmamasını söyleyerek tehdit ettiğini söyledi şeklinde, Tanık ... ... *** beyanında, Benim olayın oluşuna ilişkin görgüye dayalı bir bilgim yoktur ancak ... bana olay adliyeye yansımadan önce olanları anlatmıştı şeklinde, Tanık ... *** beyanında; ...'i ve ... ...'yi tanırım, benim olayın oluşuna ilişkin görgüye dayalı bir bilgim yoktur ancak ... bana ... ...'nin kendisine 5 TL verdiğini söylemişti ancak neden verdiğini söylemedi, şeklinde ki Tanık ... ***' ın Müşteki bana inşaatta sanığın kendisine tecavüz ettiğini söylemişti ancak para veya tehdit olayına ilişkin bir şey söylememişti, şeklinde ki; beyanları göz önünde bulundurulduğunda savunmalarda geçtiği şekilde iftira atmak için mağdurun olayı önceden organize etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, tanık beyanları ile sabit olduğu şekliyle inşaata götürüldüğü ve eylem sonrasında para verildiğinin sabit olduğu ancak eylemin nitelikli halinin gerçekleştiğine ilişkin yeterli delilin olmadığı, iftira atmaya dayanak gösterilen hususların da kendi içerisinde çelişkili olduğu anlaşılmakla; ssç hakkında her ne kadar nitelikli cinsel istismar suçu nedeniyle kamu davası açılmış ise de, mağdur hakkındaki Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen rapor karşısında ssç nin eyleminin TCK 103/1 maddesi kapsamında kalan basit cinsel istismar suçunu oluşturduğu, eylemin bir süre sürtme şeklinde devam etmesi sebebiyle sarkıntılık olarak değerlendirilmeyerek, tanık olarak beyanları ile alınan mağdurun arkadaşları olan ... ***, ... ... ***, ... *** ve ... ***'ın ve mağdurun beyanları, karşısında suça sürüklenen çocuğun olay günü mağduru inşaat alanına götürerek hürriyetini kısıtladığı, ayrıca mağdura basit cinsel istismar eyleminde bulunmak suretiyle üzerine atılı suçları işlediği kanaaatine varılmış'' şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Oluşa uygun kabule göre olay tarihinde on iki - on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği çocuğun cinsel istismarı suçunun zamanaşımı yönünden lehe sayılan 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenip, öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile ikinci fıkrasında belirtilen 7 yıl 6 aylık olağan dava zamanaşımına tabi bulunduğu ve zamanaşımını en son kesen 06.11.2014 günlü mahkumiyet kararı ile inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği anlaşılmıştır. Anılan nedenle bozma isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 17.11.2015 gün ve 2014/12-388 Esas, 2015/403 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, erteleme kararı ile belirlenecek denetim süresinin kazanılmış hakka konu olamayacağı dikkate alındığında, cezası ertelenen sanık hakkında belirlenen denetim süresinin hükmedilen ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeden hüküm kurulması suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrasına muhalefet edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Gerekçe içeriğine göre bozma talep eden Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2014 tarihli ve 2014/104 Esas, 2014/297 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2014 tarihli ve 2014/104 Esas, 2014/297 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/2672, K. 2023/4392, T. 19.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-2672-e-2023-4392-k-88cc78d54aea