Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/25743 E. 2025/4108 K. – Çocuğun Nitelikl
Konu: Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/25743
- Karar No
- 2025/4108
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/394 E., 2018/760 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Silifke Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, tayin edilen ceza miktarının olayın oluş şekli ve suçun ağırlığına nazaran az olduğuna, alt sınırdan uzaklaşılarak karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın suç işleme kastının yoğunluğu, ikrarda bulunmaması ve pişmanlık göstermemesi nedeniyle takdiri indirim uygulanmadan karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık ile Müdafiinin Temyiz İstemleri Özetle, mağdurenin ifadelerinin çelişkiler ile dolu olduğuna, raporlara göre cinsel ilişki olmadığına, mağdurenin aile baskısı nedeniyle şikayetçi olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE 1. Adana Dr. ... ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 10.10.2017 tarihli raporun heyet oluşumu itibarıyla usulüne uygun olmaması nedeniyle hükme elverişli olmadığı anlaşılmakla, Adli Tıp 4. İhtisas Kurulundan veya (4) sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 8/1-ç ve 25. maddeleri nazara alınarak Yükseköğretim Kurumları ya da birimlerinden içinde en az bir adli tıp uzmanı ile bir ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanının zorunlu katılımıyla ve en az beş kişiden oluşacak bir heyetten sanığın, olay tarihinde işlediği iddia olunan çocuğun cinsel istismarı suçu ile ilgili 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32. maddesine göre fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olup olmadığı, mevcut haliyle hakkında aynı Kanun'un 32/1 ya da 32/2. maddelerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususlarında rapor alınmasından sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. 5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, her ne kadar aynı Kanun'un 236/2. maddesinde "İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir. Maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden haller saklıdır." ifadesine yer verilmiş ise de; bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesince aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin adli hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili beyanlarının alınması, bunun mümkün olmaması halinde ise soruşturma evresinde verdiği görüntülü ifade CD’sinin duruşmada taraflarla birlikte izlenip diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken duruşmada dinlenmeyen mağdurenin, soruşturma aşamasında alınan görüntülü ifade CD’si de izlenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık ile müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2025 tarihinde karar verildi.