Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/25377 E. 2025/260 K.
Konu: Sarkıntılık Suretiyle Cinsel Saldırı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/25377
- Karar No
- 2025/260
- Karar Tarihi
- Konu
- Sarkıntılık Suretiyle Cinsel Saldırı
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/3629 E., 2018/1294 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın elini katılanın omzuna uzatarak öpmeye çalıştığının kabulü ile teşebbüs aşamasında kalan sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile sanığın katılanın omzunu tutması ile eylemin tamamlandığı kabul edilerek istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle,sanık hakkında üst sınırdan ceza tayini ile takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması ve vekille temsil olunan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle,katılanın, tanık anlatımları ile desteklenmeyen soyut beyanına itibar edilerek kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un (6284 sayılı Kanun) 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı olmadığından vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden 1. İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda teşebbüs aşamasında kalan sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan kurulan mahkumiyet hükmüyle ilgili istinaf incelemesini gerçekleştiren Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın müsnet suçunun tamamlandığı gerekçesiyle mahkumiyet kararında yer alan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 35. maddesinin hükümden çıkarılmasına dair yapılan değerlendirmenin delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a maddesi kapsamına girmediği ve bu hususla ilgili değerlendirmenin aynı Kanunun 280/1-g maddesine göre duruşmalı yapıldıktan sonra bu suç ile ilgili hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi, 2. Yukarıdaki başlıkta açıklandığı üzere 6284 sayılı Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Bakanlığa mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olmadığı kabul edilmekle 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağı gözetilmeden, istinaf incelemesi sırasında Bölge Adliye Mahkemesinin tevdii yazısı gereği yoklukta kurulan hükmün şikayetçi Bakanlığa tebliği ile hükmün süresinde istinaf edilmesi üzerine kanun yolu muhakemesinde davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gerekçesiyle şikayetçi Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun reddi yerine kabulü ile hükmün esastan incelenip (aleyhe temyiz bulunmamasına karşın) sonuç ceza miktarını artıracak şekilde istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2025 tarihinde karar verildi.