Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/22664 E. 2025/3668 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/22664
- Karar No
- 2025/3668
- Karar Tarihi
DURUŞMA TALEPLİ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2079 E., 2018/7 K. ŞİKAYETÇİ : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz ret, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, kararın hukuka aykırı olduğuna, Adli Tıp Kurulu'nun raporuyla verilen kararın birbiriyle çeliştiğine, sanığın mağdurenin yaşını büyük bildiğine dair somut deliller bulunduğuna ve hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suç vasfının değişerek şikayet yokluğundan düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında Bakanlığın davadan haberdar edilmeyip, gerekçeli karar tebliğinin ardından sunulan istinaf dilekçesine istinaden Bölge Adliye Mahkemesince, Bakanlığın davaya katılmasına karar verilerek hükümlerin aleyhe bozulduğu dosya içeriğinden anlaşılmakla, gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında usulüne uygun şekilde davaya katılmayan Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri istinaf etme hakkı bulunmadığı gözetilmeden vaki istinaf başvurusunun reddi yerine kabulüne karar verilerek yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, farklı gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.05.2025 tarihinde karar verildi.