Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/19707 E. 2023/8251 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19707
- Karar No
- 2023/8251
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/56 E., 2016/108 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, müstehcenlik HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Temyiz dilekçelerinin incelenmesinde; temyiz isteklerinin çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve müstehcenlik suçundan kurulan hükümlere yönelik olduğu anlaşılmakla, incelemenin anılan hükümlerle sınırlı yapılmasına karar verilmiştir. Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.04.2016 tarihli ve 2016/56 Esas, 2016/108 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 30 uncu maddesi delaletiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine; müstehcenlik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Soruşturma aşamasındaki beyanında yaşı ile ilgili beyanda bulunmayan mağdurenin kovuşturma aşamasında suça sürüklenen çocuğu suçtan kurtarmaya yönelik olarak yaşını on yedi şeklinde söylediğine dair beyanına itibar edilemeyeceği, keza on beş – on altı yaş aralığında olduğuna dair Mahkeme gözlemi ile aynı doğrultuda olan psikolog görüşünün de bu durumu desteklediğine, mağdureye ait olduğu söylenen ve 1996 doğumlu olduğunun bildirildiği sosyal medya hesabının adı geçene ait olduğunun tespit edilmediğine, bu haliyle suça sürüklenen çocuk hakkında mahkumiyet kararı yerine beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuğun telefonunda bulunan fotoğrafların internetten indirilen fotoğraflar olması sebebiyle üretilmiş ürün olmadığına, mağdurenin fotoğraflarının özel hayatın gizliliği suçuna konu edilmesinden ötürü anılan suça dahil edilemeyeceğine, mevcut haliyle mağdurenin fotoğrafları dışındaki fotoğrafların sadece “Bulundurma” eylemine dahil olacağına, Mahkemesince suç vasfının tayininde hata yapılarak fazla cezaya hükmedildiğine, çocuğun cinsel istismarı ve özel hayatın gizliliğini ihlal için arama kararının icrası sırasında müstehcenlik suçuna ilişkin delillerin elde edilmesinden ötürü ayrıca arama ve elkoyma kararı alınmadığından delilin hukuka aykırı surette ele geçirilmiş olduğuna, izah olunan sebeplerden ötürü müstehcenlik suçundan verilen mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Kayda göre on dört yaşında bulunan mağdure ile suça sürüklenen çocuğun kısa bir süre önce sosyal medya uygulamaları üzerinden tanışıp görüşmeye başladıkları, 2015 yılı Temmuz ayı içinde mağdurenin ikametinde yalnız bulunduğu sırada suça sürüklenen çocuğun anılan mahalle gelmesi ile tarafların yakınlaşması ile suça sürüklenen çocuğun, üzerinde sütyen bulunduğu halde mağdure ile yan yana vaziyette iken fotoğraflarını çektiği, devamında mağdurenin suça sürüklenen çocuğun cinsel organını ağzına aldığı sırada suça sürüklenen çocuğun bu anları da telefonun video kayıt özelliği ile kayıt altına aldığı, devam eden süreçte suça sürüklenen çocuğun mağdureye ait bahse konu fotoğrafları "... ..." isimli sosyal uygulama sitesi üzerinden yayınladığının kabulüne dair Mahkemenin gerekçesinde; mağdureye ait telefondan ele geçirilen bahse konu fotoğraflar ve video kaydı, suça sürüklenen çocuğa ait cep telefonunda takılı hafıza kartı içinde çok sayıda yaşı küçük kızlara ait çıplak fotoğraflar ve sevişme görüntülerini içerir video kayıtlarının bulunduğuna dair inceleme raporları, tanık anlatımları, suça sürüklenen çocuk savunması ve tüm dosya kapsamı itibariyle suça sürüklenen çocuğun mağdurenin yaşı hususunda hataya düştüğüne dair savunmasına karşılık mağdurenin de sosyal medya uygulamalarında kendisini "1996" doğumlu olarak tanıttığına dair beyanı, bu yöndeki tanık anlatımı, ekran görüntüleri itibariyle suça sürüklenen çocuğun mağdurenin yaşı hususunda hataya düştüğünün kabulü ile 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi delaletiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu açısından kasten hareket etmiş sayılamayacağı kanaati ile anılan suçtan beraatine, sabit olduğu kabul edilen müstehcenlik suçundan mahkumiyet hükmü kurulmakla suça sürüklenen çocuğun sosyal ilişkileri, fiilden sonraki davranışları ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak takdiri indirim hükümleri uygulanmaksızın hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, müstehcenlik eyleminin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptanarak eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu, kanuni ve yeterli gerekçeye istinaden hata hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği anlaşılmış, bu kapsamda kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.04.2016 tarihli ve 2016/56 Esas, 2016/108 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2023 tarihinde karar verildi.