Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/19508 E. 2024/6399 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19508
- Karar No
- 2024/6399
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında tehdit ve cebir kullanmak suretiyle katılanı etkisiz hale getirdiği, organ sokmak suretiyle cinsel saldırıda bulunduğu, katılanı tehdit ettiği ve söz konusu eylem anını telefon ile kayıt altına almaya çalışarak katılana şantajda bulunmaya çalıştığı, ancak mağdurun o esnada telefonu kırması sebebiyle bu durumun teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle nitelikli cinsel saldırı, tehdit, şantaj suçlarından açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonuucunda, Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2016 tarihli 2015/234 Esas, 2016/279 Karar sayılı kararı ile atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Sanığın olay öncesinde ve sonrasında katılanla telefon ile bir çok kez görüştüklerine dair iddianın atılı suçların sanık tarafından işlenmediğine delil teşkil etmediğine, tehdit ve şantajların varlığına delil teşkil ettiğine, sanığın eylem sonrası kaçmasının suçluluk psikolojisi ile hareket ettiğini gösterdiğine, keşif ve mağdur hakkındaki yaranlamaya dair rapor da dikkate alınarak hükümlerin bozulması talebine ve sair hususlara ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebepleri Atılı suçların kanuni unsurlarının oluştuğuna, sanığın kullandığı iddia edilen telefon hatlarından gelen sinyalere ve sanıkla mesleki bir tanışıklığı olan ve nesnelliği tartışmalı tanık ifadelerine istinaden sanık hakkında verilen beraat kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğuna hükümlerin bozulması talebine ve sair hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE A. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. Ancak; beraat eden sanık lehine vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesi yerine katılandan alınarak sanığa verilmesi şeklinde hüküm kurulması Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen bir hukuka aykırılık olarak kabul edilmiştir. B. Şantaj, Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 1. Sanık hakkında yargılama konusu şantaj, tehdit eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 107. ve 106. maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 26.01.2016 tarihli sanığın sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir, açıklanan nedenlerle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR A. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye istinaden düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında kurulan hükümde yer alan "2-Sanık ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 3600 TL vekalet ücretinin katılan ...'dan alınarak sanığa verilmesine .," ibaresinin çıkarılarak yerine "2-Sanık ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 3600 TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine .," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Şantaj, Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-(1) maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.06.2024 tarihinde karar verildi.