Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/18315 E. 2023/7688 K. – Cinsel Saldırı
Konu: Cinsel Saldırı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18315
- Karar No
- 2023/7688
- Karar Tarihi
- Konu
- Cinsel Saldırı
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/348 E., 2016/435 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Selçuk Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2016/348 Esas, 2016/435 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.12.2020 tarihli ve 14-2016/379700 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Dosyada sanığın suç işlediğine dair tek bir maddi delil bulunmadığına, tanık beyanları ve usule aykırı olarak elde edilen ses cd’de de aleyhe delil bulunmadığına sanığın, katılan ile tartıştığı sırada yakasından tutması nedeni ile pişmanlığını dile getirdiğine, usule aykırı olarak ele geçirilen ve olaya ilişkin done de içermeyen ses kaydı ile mahkûmiyet kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğuna, ayrıca katılanın olaydan önce Manisa’ya tayin istediğine, bu olay ile de tayin gerekçesini kuvvetlendirdiği hususunun Mahkemece araştırılmadığına ve mahkûmiyet kararının kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemesince "katılanın olay tarihinde 112 acil servisinde görevli olarak çalıştığı sırada sanığın katılanı telefon ile aradığı, daha sonra katılanın ... mevkiinde meydana gelen trafik kazasına müdahale ettikleri yere geldiği, katılanın ... mevkiindeki işi bittikten sonra görevli olduğu havaalanı acil servis istasyonuna döndüğü, sanığın da kendi aracı ile katılanın olduğu aracı takip ederek havaalanına geldiği, Havaalanında bankta oturarak konuştukları sırada katılan ve sanığın arasında tartışma çıktığı, tartışma sonrasında sanığın aracına doğru gittiği sırada tekrar katılanın arkasından gelerek katılanın kafasını tuttuğu ve katılanı önce alnından sonra da dudaklarından öptüğü kanaatine ulaşılmakla, Sanığın her ne kadar suçu işlemediğini beyan etmiş ise de, olayın ertesi günü katılanla konuştuğunu sanığın kabul ettiği ve katılana dosyaya sunmuş olduğu CD'nin yapılan dökümünde sanığın ısrarlı bir şekilde özür dilediği ve yaptığının yanlış olduğunu ve kimseye söylememesi gerektiğini birden fazla kez söylediği anlaşılmakla, Her ne kadar sanık aralarındaki geçen konuşmanın geçmiş tarihlerde olan olaylardan ibaret olduğunu söylemiş ise de, sanığın tutanaktaki beyanından da anlaşılacağı üzere katılana yaptığını hazmedediğini ve katılandan ricada bulunduğunu ve olayı açıklamamasını istediğine ilişkin sözler söylediği de anlaşılmakla, Sanığın olay günü katılanı başından tutmak suretiyle önce alnından sonra da dudaklarından öptüğü sabit olmakla " şeklinde karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık savunması, mağdurenin beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Selçuk Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2016/348 Esas, 2016/435 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2023 tarihinde karar verildi.