Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/17946 E. 2024/7105 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17946
- Karar No
- 2024/7105
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/232 E., 2016/346 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1, 109/2, 109/3f, 109/5 maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2016 tarihli ve 2016/232 Esas, 2016/346 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin Gölcük ilçesinde bulunan terk edilmiş bir kulübenin içinde buluştukları, suça sürüklenen çocuğun mağdureyi burada öptüğü sabit olduğundan çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/1-c.1, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109/1, 109/3f, 109/5, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan kısmi onama, kısmi bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Hükümleri temyiz ettiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Olay günü suça sürüklenen çocuk ve mağdurenin Gölcük ilçesine gittikleri, boş bir kulübenin içerisine girdikleri, suça sürüklenen çocuğun kendi pantolonunu ve mağdurenin pantolonunu çıkardığı, bu sırada mağdurenin dudağından ve yanağından öptüğü, mağdurenin olayı daha ileri bir aşamaya götürmek istemediği ve pantolonunu tekrar giydiği, suça sürüklenen çocuğun da eylemlerine son verip pantolonunu giyerek mağdureyle birlikte kulübeden ayrıldıkları olayda, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunun failinin suça sürüklenen çocuk olduğu takdirde eylemin şikayete tabi olduğu da gözetilerek olayda sanığın eyleminin sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kabule göre de; suç tarihinde on beş - on sekiz yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1. maddesine göre Mahkemece çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren sosyal inceleme raporu tanzim ettirilmesi ve aynı Kanun'un 35/3. maddesine göre de böyle bir sosyal inceleme yaptırılmaması halinde gerekçesinin kararda gösterileceğinin belirtilmesine rağmen söz konusu raporun alınmaması ve gerekçesininde belirtilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Bozma gerekçesine göre Tebliğnamede kısmen onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Koacaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2024 tarihinde karar verildi.