Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/17157 E. 2024/9165 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17157
- Karar No
- 2024/9165
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/387 E., 2016/81 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Beraat TEMYİZ EDENLER : Katılan mağdure vekili, Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlkDerece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık ... hakkında katılan mağdureyi abisi sanık ...'ın evine götürdüğü, sanıklar ... ve ...'nin katılan mağdurenin evlerine getirilmesine rıza gösterdikleri, katılan mağdureyi bu evin bir odasına götürerek ve kapıyı da arkadan kilitliyerek dudağından ve boyun bölgesinden zorla öptüğü, bu suretle sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını; sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında Gaziosmanpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararı üzerine İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıkların atılı suçlardan beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Özetle eylemde katılan mağdurenin rızasının bulunmadığına, bu durumun raporla da desteklendiğine, katılan mağdurenin de evden çıkmak istemesine rağmen izin verilmeyerek hürriyetinden yoksun kılındığına, hükümlerin bozulması talebine ve sair hususlara ilişkindir III. GEREKÇE A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağı, bu itibarla Bakanlığın 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.