Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/16818 E. 2023/1439 K. – Cinsel Taciz
Konu: Cinsel Taciz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16818
- Karar No
- 2023/1439
- Karar Tarihi
- Konu
- Cinsel Taciz
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Cinsel taciz HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2015/506 Esas, 2016/296 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, dosyada cezalandırmaya yeter delil bulunmadığına, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, dosya kapsamına göre takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkemece "Yapılan yargılamada; Katılan mağdur ... ********'ın suç tarihi olan 18.08.2015 tarihinde Bağcılar ... Mahallesi, ... Sokak üzerinde annesi katılan ... ********'ı beklediği esnada sanık ... *******'in 34 **** plakalı araçla gelerek mağdurun yanında durduğu, ona adres sorduğu, mağdurun adresi tarif etmesinden sonra sanığın aracı ile 100 metre kadar gittikten sonra beklemeye başladığı, aracı ile geri gelerek mağdurun yanında bir süre araç içinden mağdura bakarak oyalandığı, bir ara oradaki marketten su almaya gittiği, sonra tekrar aracına bindiği, akabinde ise pantolonunun fermuarını açarak iç çamaşırını çıkartıp mağdura bakarak eliyle cinsel organını tutarak oynadığı, bir süre sonra da oradan aracıyla uzaklaştığı, mağdurun beyanından sanık ...'in bu olaydan yaklaşık bir ay kadar önce de Mahmutbey mahallesi Taşocakları civarında yine aracıyla geçerken mağdura uzun uzun bakıp onu takip ettiğini beyan ettiği, sanığın tüm aşamalarda hakkındaki suçlamayı inkar ettiği, mağdurunsa tüm aşamalarda beyanında sebat ettiği, olayın görgü tanığının bulunmadığı ve kamera kaydının tespit edilmediği, bu durumda olay tarihinde 16 yaşında olan mağdurenin beyanının doğru olmadığı konusunda savunma yapılmış ve başka delil bulunmadığından suçun sübut bulmadığı iddia edilmişse de bu tür olayların genelde sanıkla mağdur arasında geçtiği ve mağdurun sanığa atfı cürumda bulunmasını gerektirir aralarında herhangi bir husumet veya tartışmanın bulunmadığı, mağdurenin iftira atmayı gerektirir bir sebepte bulunmadığı anlaşıldığından mağdurun beyanına itibar edilmiş, olayın oluş şekli dikkate alındığında sanığın yalnız gördüğü mağdureye yanaştığı, cinsel organını göstererek tepkisini ölçmeye çalıştığı, mağdurenin tepki göstermesi üzere sanığın olay yerinden uzaklaştığı görüldüğü vicdani kanaat oluşmuştur.
TCK nun 'cinsel taciz' ' başlığı altında 105. Maddenin 1. Fıkrasında bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz etmenin suç olarak düzenlendiği ve fiilin çocuğa karşı işlenmesinin nitelikli hal olarak düzenlendiği, sanığın olay sırasında aracın içerisinde cinsel organını mağdura göstermesinin bahsi geçen fıkrada düzenlenen çocuğa karşı cinsel taciz suçunu oluşturduğu, sanığın cinsel organını 'teşhir suretiyle' göstermesi sebebiyle ayrıca 105/2-e maddesindeki ağırlaştırıcı sebebin de oluştuğu anlaşılmış, hüküm fıkrasındaki gerekçelerle birlikte sanığın mahkumiyetine karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2015/506 Esas, 2016/296 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.